Seyyid Mehmed Rif‘at Mısrî

Mısır’dan Anadolu’ya hicretle Ünye’ye yerleşen bir zâtın oğlu olan Seyyid Mehmed Rif‘at Mısrî orada doğdu. Bu nedenle “Mısrî” lâkabıyla tanınırdı. İlk eğitimini Ünye’de tamamladı. Bu esnâda beldesinin önde gelen hattatlarından aklâm-ı sitte ve ta’lik dersleri aldı. Daha sonra, muhtemelen babasının görevi gereği a’ilece İstanbul’a giderek Üsküdar’a yerleştiler.
Eğitimini burada tamamladığı anlaşılan Seyyid Mehmed Rif‘at Mısrî’nin H. 1297/M. 1879 senesindeki vefâtına kadar Üsküdar’da ikamet ettiği ve Karacaahmet Mezarlığı’na defnedildiği bilinmekteyse de, sağlığında ne iş yaptığı hakkında bir ma’lûmâta ulaşılamamıştır. Eserlerinin çokluğuna bakılırsa, şahsî yazıhânesinde kitâbet ve hâk işleri ile meşgûl olduğunu söyleyebiliriz.
Eeserlerinden değerli bir ta’lik-nüvis olduğu anlaşılan Seyyid Mehmed Rif‘at Mısrî’nin hocaları hakkında, ne yazıkki bir bilgiye ulaşılamamıştır. Galata’daki Bâyezid Cami’nin ta’mir târihi ile cami’in altındaki Şekerpâre Kadın Çeşmesi’nin kitâbesi ve Sultan Abdülmecîd tarafından müceddeden yaptırılan Azîz Mahmud Hüdâ’î Tekkesi tevhîdhânesinin kitâbesinde ta’likteki kudretini ibrâz etmiş olan hattatın, Samsun, Trabzon ve İstanbul’un muhtelif mezarlıklarında görülen çok sayıda mezartaşı kitâbesini de yazmış olduğu tesbit edilmiştir.
Muhtemelen ilk eserlerinden biri olan ve hâlen Zeytinoğlu İlçe Halk Kütüphânesi’nde bulunan, H. 1265/M. 1849’da nesihle istinsâh ettiği Kitâb-ı Keyfiyyetü’l-hükm adlı eserinden, mâ’işetini yazıdan çıkaran erbâb-ı hattan olduğu anlaşılan Seyyid Mehmed Rif‘at Mısrî’nin ta’lik ve celîsinde bu derece mâhir bir hattat olmasına rağmen, terceme-i hâlinin herhangi bir kaynakta mukayyed olmaması şâyân-ı te’essüf olup kendisine bu platformda bir fasıl açmamızı zarûrî kılmıştır.

İsmail Orman, 5 mart 2017

Reklamlar