Şeyh Abdülkadir Belhî

Özkent hükümdârı Seyyid Burhâneddîn Kılıç ahfâdından Şeyh Süleyman Efendi’nin oğlu olarak H. 1255/1839 senesinde, babasının Belh civârında Kunduz’daki hânkahında doğan Şeyh Abdülkadir Belhî, memleketindeki Rus baskısının artması üzerine dört yaşında iken babası ile birlikte İstanbul’a hicret etmiştir. Eyüp’teki Şeyh Murâd-ı Buhârî Dergâhı’nın meşihâtına ta’yin edilen babasından tahsîl-i ma’rifet ve ahz-i târikat etti.

Babasının H. 1294/M. 1877 senesindeki vefâtından sonra görevini devralan Şeyh Abdülkadir Belhî, kırk sene müddetle irşâd ve zikir ile meşgul olduysa da, son zamanlarda istiğrâk hâli zuhûr etti: Üç sene kadar tek söz söylemedi. Hatta öleceğini anladığı için â’ilesi ile vedâlaştığı dahi mervîdir. Nitekim H. 27 Receb 1341/M. 15 Mart 1923 tarihinde 86 yaşında olduğu hâlde vefât etmiş ve dergâhın hazîresinde babasının yanına defnolunmuştur.

Hüsn-i zâtına lâyık zâhid, ârif ve fazıl bir merd-i kâmil olan Şeyh Abdülkadir Belhî Türk, Arap, Fars ve Çağatay lîsânlarına vâkıf idi. Yenâbi’ü’l-hükm, Şems ü Rahşân, Kunzü’l-arifîn, Şümûs-ı Envâr, Sünûhât-ı İlahiyye, İlhâmât-ı Rabbâniyye, Gülşen-i Esrâr ve Esrârü’t-tevhîd adlı eserleri, Farsca eş‘arını cem’ettiği bir de dîvânı vardır. İran tarzı hatt-ı ta’likde bir hayli mâhir olmakla beraber, bilâhare terketmiş olduğundan mahâretinin körelmiş olduğunu İbnülemin nakletmedir. Bununla beraber oğulları Mûsâ Kılıç ve Celâl Kılıç’ı değerli birer ta’lik-nüvis olarak yetiştirmiştir.

 

 

Kaynakça

Son Hattatlar.

 

 

İsmail Orman, 22 nisan 2018