Parsazâde Abdullah Efendi

Devriye mevâlîsinden iken H. 1091/M. 1680 senesinde vefât eden Parsa Mehmed Sâbir Efendi’nin oğlu, zamanın meşhur ta’lik-nüvislerinden Parsazâde Abdülbâkî Efendi’nin kardeşidir. Babasının kadı olarak görev yapmakta olduğu Gelibolu’da doğduğu anlaşılan Parsazâde Abdullah Efendi, eğitimini ağabeyini nezaretinde İstanbul’da tamamlayarak medreseye girmiş, bu esnâda ondan ta’lik meşkederek icâzet almıştır.

Bu esnâda zamanın meşhur ta’lik-nüvislerinden olan ağabeyinden ta’lik meşkederek icâzet alan Parsazâde Abdullah Efendi, medreseden me’zûn olduktan sonra bir müddet Mahkeme-i Şer‘iyye Kitâbeti’nde hulefâlık yapmıştır. Sâ’ir zamanda da küberâ ve ulemâ çocuklarına hatt-ı ta’lik meşkettirirdi. Nitekim yazıdaki şöhretini de bu dönemde kazanmıştır.

İmtihânda muvâffak olunca müderrisîn zümresine katılarak, İstanbul medreselerinden birinde derse çıkmağa başlayan Parsazâde Abdullah Efendi, müddetini ikmâl eyleyince kuzât zümresine ithâl olunarak, Anadolu’nun muhtelif mevâki’inde görev yaptı. Bu hâl üzere iken H. 1166/M. 1753 senesinde taşrada vefât etti. Nereye defnedildiği bilinmediği gibi, Hıfzî’nin,

Eylesün firdevsi Abdullah Efendi âşiyân (1166)

mısra’ını hâvî mezârtaşı da günümüze intikal etmemiştir.

Suyolcuzâde Mehmed Necîb Efendi, hatt-ı ta’likten mücâz olduğu ağabeyini geçmiş olduğunu ve Sultân Mahmud Hân-ı Evvel zamanının “re’isü’l-şikest-nüvisi” olduğunu beyân etmekteyse de, yazısına tesâdüf edilememiştir.

 

 

 

Kaynakça

Devhatü’l-küttâb, s. 25; Tuhfe-i Hattâtîn, ss. 679-680.

 

 

İsmail Orman, 1 aralık 2017

Reklamlar