Parsazâde Abdülbâkî Efendi

Devriye mevâlîsinden iken H. 1091/M. 1680 senesinde vefât eden Parsa Mehmed Sâbir Efendi’nin oğludur. Babasının kadı olarak görev yapmakta olduğu Gelibolu’da doğmuştur. Husûsî mu’allimlerden tahsîl-i ilim ettiği gibi, o sıralarda Gelibolu Muhâfızı olan Bahrî Mehmed Paşa’dan ta’lik meşkederek icâzet almıştır. Daha sonra İstanbul’a giderek medreseye giren Parsazâde Abdülbâkî Efendi, me’zûn olduktan sonra bâ-imtihân müderris olmuştur.

Senelerce ilim tedrîsi ile meşgûl olduktan sonra Şam Mollası olarak ilmiyye kadrosuna geçmiş olan Parsazâde Abdülbâkî Efendi, sağlığı görev yapmağa müsa’ade etmediğinden H. 1146/M. 1733-1734 senesinde müddetini doldurmadan İstanbul’a dönmüşse de, kısa bir müddet sonra vefât etmiştir. Müntesiblerinden olduğu Emîr Buhârî Tekkesi’nde medfûndur.

Vefâtı için “huzûr-ı kalb” (1146) terkibini tarih düşürmüş olan Tuhfe-i Hattâtîn mü’ellifinin “dervîş-nihâd, pâk-i’tikâd, üstâd-ı vâlâ-nijâd” bir zât olarak tanıttığı Parsazâde Abdülbâkî Efendi, şikeste ve hurde ta’likte zamanın mümtâz sîmâlarından idi. Nitekim bu aklâm ile mütenevvi’ resâ’il kaleme aldığı bilinmekte ise de, henüz nüshâsına tesâdüf edilememiştir. Sultân Mahmud Hân zamanının “re’isü’l-şikest-nüvisi” olduğu nakledilen birâderi Parsazâde Abdullah Efendi ondan mücâzdır.

 

 

Kaynakça

Devhatü’l-küttâb, s. 24; Tuhfe-i Hattâtîn, s. 671; Sicill-i Osmânî, III, s. 298.

 

 

İsmail Orman, 1 aralık 2017