Mûsâ Efendi

Seyyid Mehmed Burhâneddîn Efendi’nin oğlu olarak H. 1292/M. 1884 senesinde Eyüp’teki Şeyh Murâd Efendi Dergâhı’nda doğmuş olan Mûsâ Efendi, babasından edebiyât ve hüsn-i hat, eniştesi Mehmed Muhsin Efendi’den de mukaddimât-ı ulûmu tahsil etti. Sülüs, nesih ve dîvânî meşkini kendi kendine tamamladığı gibi, İranlı seyyâh ve hattat Senkilâh’tan şikeste ta’liki ikmâl etti. Mühendishâne-i Berrî-i Hümâyûn hocalarından Yüzbaşı Sâmî Bey’den Fransızca dersleri aldıktan sonra, babasının ma’aşının kesilmesi üzerine eğitimine ara vermek zorunda kaldı.

Bu süre zarfında İstanbul kütüphânelerinde tetebbu’ât ile meşgûl olan Mûsâ Efendi, H. 1309/M. 1901’de Hoca Sabrî’nin Üsküdar Doğancılar’daki mektebine girdi. Ertesi sene Musullu Sa’id Efendi’nin idâresindeki Dârü’t-ta’lim’e devam ederek birincilikle me’zûn olduysa da, fakr ü zaruret nedeniyle eğitimine devam edemedi. Bundan sonraki hayatını babasının hânesinde münzevî bir hayat içinde geçirdi. Edebiyât ve babasının eserlerinin istinsâhıyla meşgul olurdu. 12 Kânun-ı Evvel 1349/Aralık 1933’te Heybeliada’da vefât etti. Heybeliada Kabristânı’nda babasının yanına defnedildi.

Sağ ve sol eliyle yazdığı için ketebelerini ekseren “yemînî” ve “yesârî” künyeleriyle koyan Mûsâ Efendi‘yi, babasını ziyâretinde “dâ’imâ yazı ile meşgûl olarak” gördüğünü nakleden İbnülemin, ağabeyi Celal Kılıç‘tan naklen “afîf, müttekî, musallî bir zât-ı me’ârif-sıfât idi. Tabi’at-ı şi’riyesi de vardı.” diyor.

 

 

İsmail Orman 3 nisan 2017

Reklamlar