Mehmed Elif Efendi

Târikat-ı Sa’diyye’den Sütlüce’deki Hasırîzâde Dergâhı şeyhi, hattâtînden Ahmed Muhtâr Efendi’nin Tiryâkîzâde Hasan Paşa’nın kızı Fatma Bi‘âse Hanım’dan doğma oğlu olan Mehmed Elîf Efendi, H. 1266/M. 1850 senesinde mezkûr dergâhta doğmuştur. İlk eğitimini meşhur Mesnevî-hânlardan Hoca Hüsâmeddîn Efendi’den aldıktan sonra Eyüp’teki Şâh Sultan Mektebi’ne devam etmiş, ayrıca dergâhın müdâvimi olan bazı ulemâdan da ders görmüştür.

1868 senesinde Kassâm-ı Askerî Mahkemesi Kitâbeti’nde hulefâlıkla başladığı devlet hizmetine Dîvân-ı Ahkâm-ı Adliyye Mazbata Odası’nda devam etmiş olan Mehmed Elif Efendi, H. 1291/M. 1873 senesinde me’mûriyetten istifa etmiş ve müderrislik imtihânına girerek, H. 1292/M. 1874 senesinde ibtidâ-i hâric rütbesiyle Bursa Müderrisliği rü’ûsuna nâ’il olmuştur.

Babasından ahzeylediği hilâfet-i Sa’diyye’nin hâricinde Şeyh Yunus eş-Şeybânî’den Târikat-Sa‘diyye’nin Şeybâniyye şubesinden icâzet, Şâzeliyye’nin Medeniyye kolunun kurucusu Şeyh Zâfir’in halifesi İbrâhim el-Berrâde’den de Şâzelî-Medenî hilâfeti almış olan Mehmed Elif Efendi, ayrıca Yenikapı Mevlevîhânesi şeyhi Osmân Salâheddîn Efendi’nin Mesnevî-i Şerîf dersine devam ettiği eyyâmda Târikat-ı Mevleviyye’den hilâfet ve tedrîs-i Mesnevî’den icâzet almıştır.

Bu esnâda Bâyezid Cami ders-i âmlarından Hâdimîzâde Ahmed Hulûsî Efendi’nin Eyüp, Zâl Mahmud Paşa Cami’ndeki derslerine devam etmekte olan Mehmed Elif Efendi, hocasının ölümünü üzerine yerine geçen Ahmed Nüzhet Efendi’nin dersine devâmla 1885 senesinde icâzetnâme almıştır. Öte yandan babasının H. 1297/M. 1880 senesinde Hac için vürûdunda meşihâta vekâlet etmiş, avdetinde inzivâya çekilmesinin ardından vefâtına kadar niyâbeten, bundan sonra da asâleten post-nişin olmuştur.

1897’de ilmî rütbesi musûla-i Süleymaniyye’ye terfi buyurulmuş, mu‘allâkta bulunan Mevlevî meşihâtını da, 1898’de Konya Mevlânâ Âsitânesi şeyhi Abdülvâhid Çelebi kendisine gönderdiği meşîhatnâme ile tasdîk ettirmiş olan Mehmed Elif Efendi, zamanın en mümtâz şeyhi olmakla H. 23 Receb 1326/M. 7 Ağustos 1908 tarihinde Meclis-i Meşâyih Riyâseti’ne ta’yin olunmuşsa da, bir müddet sonra bu görevden ayrılmıştır.

1910’da üçüncü rütbeden Mecîdî Nişânı ile taltîf edilmiş olan Elif Efendi 5 Mayıs 1914 tarihinde yaş haddinden teka’üde sevkolunduktan sonra, tekkelerin kapatıldığı 1925 yılına kadar irşâd ile meşgul olmuş, 1875 senesinden beri sürdürmekte olduğu Mesnevî-i Şerîf, Buhârî-i Şerîf, Şemâ’il-i Şerîf ve kütûb-i sâ’ire tedrîsine de H. 28 Cum‘ade’l-âhire 1345/M. 3 Ocak 1927’deki vefâtına kadar devam ederek, oğulları ile bazı talebeye icâzet vermiştir. Vefâtında dergâhın yanındaki hazîreye defnedilmiş ve mezartaşına Su‘udü’l-mevlevî tarafından yazılan şu kitâbe hâkkedilmiştir:

Hâza kabrü’l-âlimü’r-rabbânî ve’l-ârifü’s-sâmedânî şeyhü’t-tarîk ve ma’denü’l-hakîka Mehmed Elif bin eş-Şeyh Ahmed Muhtârü’l-şehir bâ-Hasırîzâde rahmehümâ Allah.

Sene 1345. 28 Cum‘ade’l-âhire, yevmü’l-isneyn.

Hattat Suudülmevlevi-Hattatlar Sofası
Mehmed Elif Efendi’nin Su’udü’l-mevlevi Tarafından Yazılan Mezar Kitabesi

Meşâyihin fudâlâsından olup ilim ve irfânıyla ma’rûf olan Mehmed Elif Efendi te’lifden de hâli kalmamış ve Tenşîtü’l-muhibbîn bi-Menâkıb-ı Hâce Hüsâmeddîn, el-Kelimâtü’l-mücmele, Muhtârü’l-enbâ fi’l-Hurûf, el-Mebde’ ed-Dürrü’l-mensûr, Def‘u’l-vecel bi-cünneti’l-ecel, el-Bârikat, et-Tenbîh, en-Nehcü’l-kavîm, Semeretü’l-hads fî Ma’rifeti’n-nefs, Tasrîhu’l-ümme, İrşadü’l-gavîn bi-Redd-i Nazariyet-i Darvin, en-Nûrü’l-furkan fî Şerh-i lugati’l-Kur’ân adlı eserleri yâdigâr bırakmıştır. El-sine-i selâsede şi’ir söylemeğe vâkıf olduğuna işaret eden müretteb dîvânı dahi vardır.

Çok yönlü kişiliği nedeniyle meşihâtı esnâsında dönemin önemli kültür ve san‘at merkezlerinden biri hâline gelmiş Hasırîzâde Tekkesi’nın planlarını çizebilecek kadar mi’mârî bilgisine de sahip olan Mehmed Elif Efendi, evvelâ babasından öğrenmiş olduğu hatt-ı ta’likte tekâmül için daha sonra Mehmed Zekî Dedeefendi’den ve Râkım Efendi’den meşk almıştır.

Bilhassa Hasırîzâde Dergâhı’nın semahâne kapısı üzerindeki babasının manzûmesini hâvî tarih kitâbesi ile Tophâne Müşîri Seyyid Mehmed Paşa’nın H. 1305/M. 1887-1888 tarihindeki tamirine ait kitâbe ve yine Sütlüce’deki Kapıağası Mahmud Ağa Cami’nin tamir kitâbesi ile rüşdünü ispât etmiş olan Mehmed Elif Efendi, mezkûr semâhânenin üst katındaki sütûnlar arasındaki tahta levhâlara yapıştırılmış muşambalar üzerine zerendûd olarak, babasının Sa‘diyye Târikatı pîri Sa’deddîn-i Cibâvî Hazretleri için yazmış olduğu medhiyyeyi işlemiş olan, Hacı Bekirzâde Alî Bey’in dergâhın suyollarını tamir ettirdiğini beyân eden kitâbenin metni ve hattını da yazmış olduğu bilinmektedir.

Ancak bu müstesna eserler, hattı yine kendisine ait olan semâhâne kapısı üzerindeki mermere mahkûk âyet kitabesi ile birlikte yakın zamanda kayıplara karışmıştır. Ayrıca kâğıd üzerine muhârrer “Ya Hazret-i ebû’l-Hasanü’l-Şâzelî”, “Ya Hazret-i Şems-i Tebrizî”, “Meded Ya Aliyye’l-mürteza” levhâlarının varlığını da İbnülemin nakletmektedir.

 

 

Kaynakça

Sefîne-i Evliyâ, I, ss. 354-362; SDOU, III, ss. 72, 150-151; Mecmûa-i Tekâyâ, s. 58; İst.A, IX, 4518; Meşhur Adamlar, s. 181; Son Hattatlar, s. 478.

 

İsmail Orman, 20 ağustos 2016

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s