İsâzâde Mîr Abdurrahmân Efendi

İstanbul Kadılığı’ndan ma’zûl iken H. 1094/M. 1683 senesinde vefât eden Mostarî İsâ Efendi’nin, Şeyhü’l-islâm Kara Çelebizâde Abdülazîz Efendi’nin kızından olan oğlu olarak İstanbul’da doğmuş olan İsâzâde Mîr Abdurrahmân Efendi, babası ve dedesi sâyesinde fevkalade bir tahsîl görmüştür. Bu esnâda ilmiyyeye hazırlanan pek çok akrânı gibi, Abdülbâkî Ârif Efendi’den ta’lik meşkine başlamış ve kısa zamanda “akrânına fâ’ik” gelerek, İmâdü’l-hasenî tarzında değerli bir ta’lik-nüvis olmuştur.

Tahsîlini tamamladıktan sonra müderris olarak İstanbul’daki muhtelif medreselerde derse çıkan İsâzâde Mîr Abdurrahmân Efendi, târik-i tedrîsteki müddetini doldurunca İzmir Kadılığı’na nasbedilerek ilmiyye sınıfına alınmıştır. Bundan sonra daha başka yerlerde de görev yaptıktan sonra bir müddet ma’zûl kalmış ve nihâyet Medîne-i Münevvere Kadısı olmuşsa da, H. 1160/M. 1747 senesinde, görevi devraldığı gün ansızın vefât etmiştir.

Tokadî Şeyh Mehmed Emîn Efendi’den ahz-i nisbet eyleyerek hilâfet almış olduğu bilinen İsâzâde Mîr Abdurrahmân Efendi’nin tarihsiz bir kıt’ası görülmüş olup hakkındaki sitâyişin gerçekliğine delâlet etmeğe kâfîdir.

 

Kaynakça

Devhatü’l-küttâb, s. 92; Tuhfe-i Hattâtîn, s. 673-674; Meşhur Hattatlar, s. 284.

 

 

İsmail Orman, 25 eylül 2017

Reklamlar