Çekerdi İbrahim Efendi

Samsun’un Perşenbepazarı Karyesi’nde doğmuş olan Çekerdi İbrahim Efendi, ilk tahsîlini memleketinde tamamladıktan sonra medrese eğitimi için İstanbul’a gitmiştir. Burada iken Abdullahzâde Mehmed Bâkî Efendi’den ta’lik dersleri almış, uzun müddet dersine müdâvemetle ilminden istifâde ettiği Karabaşîzâde İsmâ’il Efendi’ye de dâmâd olmuştu. Medreseden me’zûn olduktan sonra bâ-imtihân müderris olup İstanbul’daki muhtelif medreselerde görev yapan Çekerdi İbrahim Efendi, târik-i tedrîsteki müddetini tamamladıktan sonra ilmiye sınıfına alınmıştır.

Bir müddet Anadolu’da kadılık hizmetlerinde istihdâm edildikten sonra pây-i tahta dönerek, Bâb-ı Fetvâ Tesvîd Dâ’iresi’nde müsevvidlik yapmağa başlamıştır.Nice zaman hizmetten sonra baş-müsevvidliğe terfi eden Çekerdi İbrahim Efendi, daha sonra Selânik Mollası olarak tekrar taşraya çıkarılmış ve Sultan Selîm Hân-ı Sâlis zamanında fetvâ emîni olarak yeniden İstanbul’a dönmüştür. Ancak senesi dolmadan azledilmiş ve ma’zûl halde iken vefât etmişse de, tarihi ve medfeni tesbit edilememiştir.

Ta’lik-nüvisânın mütevassıtlarından ma’dûd, Âsitâne’nin ekser mahâllerinde levhâları meşhûd” olduğu nakledilen Çekerdi İbrahim Efendi’nin, İstanbul Üniversitesi Kütüphânesi İbnülemin Koleksiyonu’nda tahta üstünde celî ta’likle yazılmış bir levhâsı bulunmaktadır. Özel koleksiyonda da yine celî ta’lik ile yazdığı tarihsiz “Sa’adet-bâd’ (Mutluluklar Olsun) levhâsı vardır. Hattatlığı kadar kemânkeşliği ile de meşhur olan Çekerdi İbrahim Efendi’nin H. 1202/M. 1787-1788 senesinde Okmeydanı’ndaki Tekke-i Kemânkeşân’da asılı duran zile ok isâbet ettirdiği, bu muvaffâkiyetine de zamanın nâmlı şâ’irleri tarafından tarih düşüldüğü bilinmektedir.

 

Kaynakça
Tuhfe-i Hattâtîn, s. 640; Son Hattatlar, s. 553; Okculuk Tarihi, s. 97.

 

 

 

İsmail Orman, 23 nisan 2017

Reklamlar