Değerli Bir Ta’lik-nüvis: Durmuşzâde Ahmed Efendi

Tür hat san’atında ta’lik babının mümtaz hattatlarından biri olan Durmuşzâde Ahmed Efendi, senelerce müderrsi olarak görev aldıktan sonra, 1695 senesinde şeyhü’l-islâm olan Feyzullah Efendi’nin açtığı imtihânı kazanınca, müderrislik de uhdesinde kalmak üzere Bâb-ı Meşihât Kitâbeti’ne dâhil olmuş, bilahare Galata Sarayı’nın hat mu’allimliğine tayin edilmiştir. Son zamanlarında ilmiyye sınıfına naklolunup Mekke Pâyesi’ni elde etmişse de, 1717 yılının Nisan … More Değerli Bir Ta’lik-nüvis: Durmuşzâde Ahmed Efendi

Abdülbâkî Ârif Efendi

Osmanlı ilim ve san’at ortamlarının mümtaz simâlarından biri olan Abdülbâkî Ârif Efendi, Rumeli Kazaskerliği makamına kadar yükselmiş değerli bir alim olduğu kadar, zamanının “İmâd”ı addedilecek kadar iyi bir ta‘lik-nüvis idi. Hatt-ı ta’liki Mehmed Tebrizî’den meşkedip icâzet almış, daha sonra Siyâhî Ahmed Efendi’den istifâde ile yazıda tekemmül eyleyerek, Türk tarzı ta’lik hattının gelişiminde mühim hizmetlerde bulunmuştur.   İlim ve san’at alanındaki … More Abdülbâkî Ârif Efendi

Siyâhî Ahmed Efendi

Türk hat sanatında derisinin rengine nisbetle “Siyâhî” lâkabıyla iştihâr etmiş olan Ahmed Efendi Tophânevî Mahmud Efendi’den sülüs, nesih, reyhânî ve ta’lik hatlarını meşkederek icâzet almış ve Kassâm-ı Askerî Kitâbeti’nde nice zaman hizmetten sonra kalemin baş-kâtibliğine terfi eylemiştir. Osmanlılar’da ta’likin gelişmesi için sarf-ı gayret edenlerin başında gelen Siyâhî Ahmed Efendi, “İmâd-ı Rûm” ünvanını almasını sağlayan nice âsâr-ı nefiseye imza atmıştır.  H. … More Siyâhî Ahmed Efendi

Hamid Aytaç

Türk hat sanatının 20. yüzyıldaki zirve isimlerinden biri olan Hâmid Aytaç’ın mufassâl terceme-i hâli, çok daha fazla sayıda eser vermiş olduğu aklâm-ı sitte hattatları meyânında zikredilmişti. Ancak hüsn-i hattın her kaleminde olduğu gibi, hatt-ı ta’likte de üstâd seviyesinde olduğu ve bir hayli âsâra imza atmış olduğundan, ta’lik hattatları bâbında da kendisine bir başlık açmayı muvâfık … More Hamid Aytaç

Çarşambalı Arif Bey

Osmanlı hat san’atında bilhassa sülüs ve celî sülüste ibrâz etmiş olduğu kudretle iştihâr etmiş olan Çarşambalı Ârif Bey, hatt-ı ta’liki evvelâ Kıbrısîzâde İbrahim Hakkî Efendi’den meşketmeğe başlamışsa da, bir süre sonra onu bırakıp “Melek Paşa Hafîdi” nâmıyla ma’ruf Alî Haydar Bey’den ders almaya başlamıştır. Ancak bu tebdîl ile feyzini kesmiş ve “son derece yetenekli bir hattat olmakla … More Çarşambalı Arif Bey

Melek Paşa Hafîdi Alî Haydar Bey

Son devir Osmanlı hat san’atının ta’lik babındaki en ma’rûf isimlerinden biri olan Alî Haydar Bey, Dâmâd Melek Mehmed Paşazâde Abdülkadir Bey’in oğlu olup dedesine nisbetle âsârına “hafîd-i Melek Paşa” şeklinde ketebe koyduğundan, hattâtîn meyânında “Melek Paşa hafîdi” nâmı ile tanınmaktadır.  “İmâd-ı Rum” yakıştırmasını hakedecek derecede vâkıf olduğu hatt-ı ta’liki, meşhur ta’lik-nüvis Yesârîzâde Mustafa İzzet Efendi’den meşketmiş olan Alî Haydar … More Melek Paşa Hafîdi Alî Haydar Bey

Derviş Abdî

Asıl adı Abdullah olmakla beraber Derviş Abdî namıyla iştihar etmiş olan bu değerli ta’lik-nüvis, hatt-ı ta’liki bizzat mucidinden, yani İmâdü’l-hasenî’nin kendisinden meşketme şerefine na’il olmuş idi. Meşkini tamamladıktan sonra Konya Mevlevîhânesi’ne dâhil olmuş ve ardından da İstanbul’a giderek, Yenikapı Mevlevîhânesi’nde inzivâya çekilmiş olan Derviş Abdi, çilesini tamamladıktan sonra tekrar İran’a giderek, bir entrika ile katledilen … More Derviş Abdî

Abdülfettâh Efendi

Asıl mahâreti sülüs ve celîsinde olduğundan mufâssal terceme-i hâli aklâm-ı sitte hattatları meyânında zikredilmiş olan Abdülfettâh Efendi, hatt-ı ta’likle de son derece fazla eser vücûda getirmiş ve sülüste olduğu gibi ta’likte de bilhassa celî kaleminde ustalaşmıştır. Nitekim defnine istinâden Tercemân-ı Hakîkāt Gazetesi’nde neşredilen makalede:  Merhûm, meşâhir-i hattâtînden olub nezâhet-i hutut-ı nefîsesi, arayiş-i enzâr olacak sûretde idi. … More Abdülfettâh Efendi

Sâmî Efendi

Türk hat san’atının Osmanlı Dönemi’ndeki son büyük temsilcisi olarak kabul edilen Sâmî Efendi, Kıbrısîzâde İsmâ‘il Hakkî Efendi’den mücaz bir ta’lik hattatı idi. Ayrıca daha sonra Melek Paşa hafîdi Alî Haydar Bey’in dersine müdavemetle Yesârîzâde Mustafa İzzet Efendi’nin çığır açan üslûbunun inceliklerini öğrenen Sâmî Efendi, ta’likte ve bilhassa celîsinde yegâne-i zamandır. Yesârîzâde’nin Beylerbeyi Sarayı’nın kapısı üzerine mahkûk kitâbesinden … More Sâmî Efendi

Hatt-ı Ta’likin “Kazasker”i Mustafa İzzet Efendi

Türk hat san’atındaki asıl şöhretini sülüs ve nesihte ibraz eylediği kudrete borçlu olan Kazasker Mustafa İzzet Efendi, Yesarizade Mustafa İzzet Efendi’den mücaz olduğu ta’likte de nice asar-ı bedi’a vücuda getirmiştir. Ta’like, hüsn-i hatta nâm salmaya başladıktan çok sonra, Sultan Mahmud’a ser-mü’ezzin olduğu tarihlerde başlamış olan Mustafa İzzet Efendi’nin, sonradan dahil olduğu bu vadide, devrinin en önemli … More Hatt-ı Ta’likin “Kazasker”i Mustafa İzzet Efendi