Hüsn-i Hattın Aykırı Üstâdı: Mahmud Celâleddîn Efendi

Osmanlı hat san’atında kendi namıyla anılan bir ekol oluşturmayı başarabilmiş müstesna hattatlarından biri olan Mahmud Celâleddîn Efendi’nin Dağıstan’da başlayan hayat hikayesi, İstanbul’da büyük bir başarı hikayesine dönüşmüştür. İlk yazı derslerini “Ak Molla” nâmıyla ma’ruf Ömer Efendi ile Abdüllatîf Efendi’den alan Mahmud Celâleddîn Efendi, bilâhare Yamakzâde Sâlih Efendi ile Konyalı Ebû-bekir Râşid Efendi’den de meşk almak istemişse de, her ikisi tarafından da reddedilmişti. Bunun … More Hüsn-i Hattın Aykırı Üstâdı: Mahmud Celâleddîn Efendi

Abdullah Zühdî Efendi

Aslen Arap olmakla birlikte Türk hat san ‘atının namlı simaları arasına girmeyi başarmış olan Abdullah Zühdî Efendi, Harem-i Şerîf-i Nebevî’nin yazılarını yazmak üzere Bâb-ı Âlî tarafından H. 1274/M. 1858’de tertib olunan müsâbakaya iştirâk ettiğinde, kaderini de belirlemişti. Sultan Abdülmecîd’in bizzat yaptığı değerlendirme neticesinde, “Allah feyzini müzdâd etsin” du‘ası ile Harem-i Şerîf’in yazılarını yazmağa me’mur edilen Abdullah … More Abdullah Zühdî Efendi

Hasan Çelebi

Kanunî Sultan Süleyman zamanının meşhur hattatlarından Ahmed Karahisari’nin kölesi olan Hasan Çelebi, üstâdının hizmetinde iken hüsn-i hatta alaka duyarak, kısa zamanda terakki göstermiş olduğundan azâd edilmiş ve mânevî evlâdı addedilmişti. Ancak “boynuz kulağı geçer” misali, bilhassa celî sülüste hocasına mu‘adil bir kudret sergilemiş olduğundan, Kanunî Sultan Süleyman’ın kendi nâmına inşâ ettirmekte olduğu caminin yazılarını yazmakla görevlendirilmesinden, Ahmed … More Hasan Çelebi

Yedikuleli Bir Hattat: Seyyid Abdullah Efendi

Henüz çocuk yaşta iken babası Seyyid Hasan Hâşimî Efendi’den yazı meşketmeğe başlayıp daha sonra tekemmül için Hâfız Osman’a bağlanan Seyyid Abdullah Efendi, hocasının medh ü senâsına na’il olarak mezun olmuştu. Bilhassa nesihte hocasının şivesini mükemmelleştirip deyim yerindeyse “hâfız-ı sânî” olan Seyyid Abdullah Efendi’nin yazısını Hâfız Osman’ınkinden ayırmak, neredeyse imkansızdır.  Hocasının tavsiyesi üzerine, 1687 yılına kadar Edirne Sarayı’nda şehzâdegâna hat mu’allimliği yapan Seyyid Abdullah … More Yedikuleli Bir Hattat: Seyyid Abdullah Efendi

Yazıyı Tersim Eden Hattat: Mustafa Râkım Efendi

Türk hat sanatında celî kaleminin tartışmasız en önemli ismi olan Mustafa Râkım Efendi, eslâfı, mu’asırı ve ahlâfı olan Türk hattatları içinde misli bulunmayan bir üstâd-ı âli-şân idi. Bilhassa üstün ressamlık meziyeti sâyesinde Hâfız Osman’ın sülüslerini ta’dil ederek, yeni bir zarâfete büründürdüğü harflerle, bugün dahi hâkim olan üslûbu oluşturmuştu. Üslubunda ağabeyi İsmâ’il Zühdî Efendi’nin tesirini yadsımak da mümkün … More Yazıyı Tersim Eden Hattat: Mustafa Râkım Efendi

Yazıyı Hıfzeden Hattat: Hâfız Osman

Hüsn-i hatta Büyük Derviş Alî’den aklâm-ı sitte meşketmeğe başlayarak adım atan ve 1659 yılında, henüz onsekiz yaşında olduğu halde hocasından icâzet almış olan Hafız Osman’ın kaderi, Suyolcuzâde Eyyubî Mustafa Efendi ile tanıştıktan sonra tümüyle değişmiştir. Ondan aldığı ilhamla hüs-ı hattın dekayıkına vakıf olduğu gibi, Nefeszâde Seyyid İsmâ‘il Efendi’ye de devam ederek aklâm-ı sitteyi yeni baştan meşketmişti. Üç farklı … More Yazıyı Hıfzeden Hattat: Hâfız Osman

Yazının Yüzünü Ağartan Hattat: Ahmed Karahisârî

Osmanlı hat san’atının ilk büyük ismi olan Şeyh Hamdullah ile tatlı bir rekabete girişerek, Yâkut Ekolü’nün zarâfet ve dinamizmine kendi tarzında yeni bir soluk katmayı başarmış olan Ahmed Karahisârî, hüsn-i hatta gösterdiği fevkalade kudret sâyesinde daha sağlığında “Yâkut-ı Rûm” ve “Şemsü’l-hat” olarak şöhret kazanmış değerli bir hattat idi. Eserlerinde görülen itina, hüsn-i hattı sâdece yazmadığına, … More Yazının Yüzünü Ağartan Hattat: Ahmed Karahisârî

“Hattın Kıblesi” Şeyh Hamdullah

Buhara’dan Amasya’ya ve oradan İstanbul’a uzanan görkemli bir hikayenin kahramanı olan Şeyh Hamdullah, dönemin nâmlı hattatlarından Mar‘aşî Hayreddîn Efendi’den aklâm-ı sitte meşkederek başlamış olduğu hüsn-i hat kariyerine 20 adedi günümüze intikal etmiş olan 47 Kur’an-ı Kerîm ile yüzlerle ifâde edilen sayılarda En‘am-ı şerif, evrâd ve cüz ile binlerle ifade edilen kıt‘a sığdırıp alem-i bekaya döndüğünde, haleflerine şerefli … More “Hattın Kıblesi” Şeyh Hamdullah