Simâvlı Osman Zühdî Efendi

Müderrisînden Alî Zühdî Efendi’nin oğlu olarak H. 1215/M. 1800-1801’de Simâv’a bağlı Sındırgı’da doğmuştur. İlk tahsîlini memleketinde tamamlamış, medreseye ise babasının görevi gereği gittiği Kayseri ve Kilis’te devam etmiştir. H. 1255/M. 1839’da tahsîlini tamamlayan Simâvlı Osman Zühdî Efendi, daha sonra Konya’ya giderek, Fettâhiyye Medresesi’ne müderris olup mantık ve sarf dersleri vermeğe başlamıştır.

Mütevâzı ve derviş-meşreb bir zât olduğu bilinen Simâvlı Osman Zühdî Efendi, fıtık illetinden muzdarib olunca tedrîsten çekilmek zorunda kalmış, yakınlarının tavsiyesi üzerine H. 1260/M. 1844 senesinde Konya ulemâsından Kurşuncu Osman Efendi’nin torunu ile evlenmiştir. Özellikle son zamanlarında evinden çıkamaz hâle gelmiş ve bu hâl üzere iken H. 1301/M. 1884 senesinde vefât ederek Yağlıtaş Mezarlığı’na defnedilmiştir.

Aklâm-ı sitteyi, Kayseri’de bulunduğu eyyâmda Akşehirli Yusuf Hilmî Efendi’den meşkederek icâzet almış olan Simâvlı Osman Zühdî Efendi, medrese derslerinin hâricinde salı ve cuma günleri de talebeye hüsn-i hat ta’lim ettirirdi. Müderrislikten ayrılıp evlendikten sonra yazıya ağırlık verdiği, fıtık illetinden muzdarib olduğundan pek dışarı çıkmayıp hemen tüm vaktini yazı ile geçirerek, tâlibine mesâhif-i şerîfe, resâ’il ve sâ’ir âsâr yazarak mâ’işetini çıkarmağa çalıştığı menkûldür. Nitekim Konya’daki Azîziyye, Şerâfeddîn ve Kapu camilerinde mesâhif-i şerîfesi bulunmaktadır. Ayrıca ta’lim-i talebe ile de meşgul olmuş ve Fettâhzâde Mehmed Emîn Efendi gibi pek çok hattata aklâm-ı sitteden icâzet vermiştir.

 

 

 

İsmail Orman, 1 ağustos 2017

Reklamlar