Seyyid Hasan Vasfî Efendi

Aslen Kırcaali’den olan Seyyid Hasan Vasfî Efendi, medrese tahsîli için gittiği Edirne’de Gâzî Mihâl Mektebi’nin hüsn-i hat mu’allimi Tab’î Mehmed Sa’id Efendi’den sülüs ve nesih meşketmiş, icâzetini aldıktan sonra Taş Mekteb’e hüsn-i hat mu’allimi olmuştur. Meşkten arta kalan zamanında mesâhif-i şerîfe tahrîri ile meşgul olurmuş. Nitekim otuz aded mushâf-ı şerîf yazdığı, H. 1273/M. 1856-1857 senesinde otuzbirinciyi yazarken, ondördüncü cüzün onikinci sahifesinin onbirinci satırındaki ölümle ilgili âyeti yazdıktan sonra ömrünün hitâm bulduğu mervîdir.

H. 1253/M. 1837-1838 tarihli Şifâ-i Şerîf’i ile H. 1265/M. 1849 tarihli Kur‘ân-ı Kerîm’i görülmüş olan Seyyid Hasan Vasfî Efendi’nin H. 1255/M. 1839’da nesihle istinsâh ettiği Eşrefoğlu Rûmî’nin Dîvân’ı ile H. 1268/M. 1852’de sülüs ve nesihle istinsâh ettiği Vasiyyetü’n-nebî adlı eserleri Ankara’daki Millî Kütübhâne’dedir. Mehmed Es’ad Muhlîs Paşa’ya da Edirne’deki vâlîliği esnâsında müzehheb bir mushâf-ı şerîf yazdığı bilinmekteyse de, akıbeti meçhûldür.

 

 

Kaynakça

İstanbul Antik Sanat, 10 Şubat 2008, s. 240; MKYK, VI, s. 12; Edirne Hattatları, s. 611.

 

 

İsmail Orman, 11 mayıs 2018

Reklamlar