Şeyh Süleyman Vehbî Efendi

Bursalı olan Şeyh Süleyman Vehbî Efendi’nin evâ’il-i hâli hakkında bir bilgi yoktur. Küçük yaşta iken intisâb eylediği Târikat-ı Kadıriyye’den çile çıkardıktan sonra hilâfet almış ve bilâhare Eşrefiyye Şu’besi’ne mensub Bursa’daki Karabaş Tekkesi’ne şeyh olmuştur. Burada ilim ve irşâd ile meşgûl iken H. 1259/M. 1843 senesinde vefât ederek mezkûr tekkeye defnedilmiştir.

Bursa’nın önde gelen hattatlarından olmakla beraber hüsn-i hattı kimden meşkettiği tesbit edilemeyen Şeyh Süleyman Vehbî Efendi, eserlerine ekseriyetle “Seyyid Süleyman Vehbiyyü’l-kadırî” şeklinde ketebe düşmüştür. H. 1247/M. 1831-1832’de yazdığı hilye-i sa’adet Topkapı Sarayı Müzesi’nde, H. 1250/M. 1834/1835’te sülüsle yazdığı “Râbbi yessir velâ tu’assir” levhâsı(Db. no: 209) ise Süleymaniye Kütüphânesi’nde olup hüsn-i hattın dekayıkına vâkıf hattâtînden olduğuna delâlet etmektedir.

Ayrıca İstanbul Üniversitesi Kütüphânesi’nde H. 1253/M. 1837-1838 tarihli du‘a mecmu‘ası(A. 5757) ile H. 1240/M. 1824-1825 tarihli mushâf-ı şerîfi(A. 1665) ve Konya İl Halk Kütüphânesi’nde H. 1243/M. 1827-1828 tarihli Delâ’ilü’l-hayrât’ı, özel koleksiyonda da H. 1255/M. 1839 tarihli Kur‘ân-ı Kerîm’i bulunmakta olan Şeyh Süleyman Vehbî Efendi’nin, meşgalesinden arta kalan zamanda müstensihlikle meşgul olduğu anlaşılmaktadır. Bunların hâricinde tâlib olanlara yazı meşki vermekten de imtinâ etmemiş olup Halîl Şükrî Efendi ve Mustafa Şerîf Efendi adlı tilmizleri tesbit edilmiştir.

 

 

Kaynakça

 

 

İsmail Orman, 11 aralık 2017

Reklamlar