Ramazân bin İsmâ‘il

Türk hat san‘atına, hatt-ı nesihteki kudretinin mümessilleri olan mesâhif-i şerîfelerle damgasını vurmuş olan Ramazân Efendi, Hasodabaşı Çarşısı yakınlarındaki Yaylâk Cami’nin imâmı olan İsmâ‘il Efendi’nin oğlu olup İstanbul’da doğmuştur. Bu münâsebetle yazmış olduğu mushâflara “Ramazân bin İsmâ‘il” şeklinde ketebe düşmüş olduğundan, Türk hattatları meyânında bu künyeyle iştihâr eylemiştir.

Medrese tahsîli esnâsında Abdullah bin Cezzâr’dan aklâm-ı sitte dersleri almış olan Ramazân bin İsmâ‘il, icâzetini aldıktan sonra bir müddet celî sülüs üzerine yoğunlaşmışsa da, babasının vefâtı üzerine mezkûr caminin imâmeti uhdesine tevdi edilince, daha ziyâde Kur‘an-ı Kerîm istinsâhına yönelmiş ve her gün yarım cüz yazmakla, 400 kadar nüshâ-i mübâreke vücûda getirmeğe muvaffak olarak, bu alanda nâmını en üst sıralara yazdırmıştır.

Hattat Ramazan bin İsmail-Hattatlar Sofası
Ramazan bin İsmail’in Bir Mushaf-ı Şerif’inden Ser-levha Sayfaları

Hatt-ı nesihteki kudreti ile zamanında Şeyh Hamdullah ekolünün mümtâz hattatları arasına giren Ramazân bin İsmâ‘il, hoş-sohbet kişiliği ile çevresinde sevilen ve sayılan bir kişi idi. Öyle ki, dönemin önde gelen devlet adamlarının uğrak yeri olan meclisinin müdâvimleri arasında Büyük Derviş Alî, Suyolcuzâde Mustafa Efendi ve Hâfız Osman gibi meşhûr hattatlar da vardı. Nitekim son zamanlarında giderek artan rahatsızlıkları nedeniyle ikmâline muvaffak olamadığı mushâf-ı şerîfler, onlar tarafından tamamlanmıştı.

1091 senesi Ramazân-ı Şerîf’inin Kadir Gecesi’nde (21 Ekim 1680) vefât etmiş olan Ramazân bin İsmâ‘il, müntesiblerinden olup ihyâsına himmet eylediği Kadirî Târikatı’ndan Gavsî Efendi Dergâhı hazîresine defnedilmiştir. Ancak Yenikapı Mevlevîhânesi civârında bulunan bu dergâhın arsası bugün gecekondular tarafından işgâl edilmiş olduğu gibi, ne yazık ki mezartaşı da mevcut değildir. Garip bir tesâdüfle, “Ramazân” kelimesi, ebced hesâbıyla vefâtına tarih olmuştur.

Hattat Ramazan bin İsmail-Hattatlar Sofası
Ramazan bin İsmail’in Bir Mushaf-ı Şerif’inden Fatiha Suresi

Ramazân bin İsmâ‘il‘in yazmış olduğu Kur‘an-ı Kerîm’lerden pek azı günümüze intikal etmiş olup Türk ve İslâm Eserleri Müzesi’ndeki H. 1059/M. 1649, Sakıp Sabancı Müzesi’ndeki H. 1053/M. 1643, Ekrem Hakkı Ayverdi hat koleksiyonundaki H. 1065/M. 1655 ve Millet Kütüphânesi’ndeki H. 1076/1665-1666 tarihli mushâfları bu cümledendir.

Oğulları Derviş İbrahim Efendi ve Hüseyin Efendi’yi, kendisi kadar kudretli birer hattat olarak yetiştirmiş olan Ramazân bin İsmâ‘il’in diğer tilmizleri arasında Kastamonulu Ebû-bekir Efendi, Seyyid Hasan Hâşimî Efendi, Hüseyin bin Resûl, Hâfız Hüseyin Efendi, Halebli Hâfız Halîl Efendi, Derviş İbrahim Efendi, Çinicizâde Abdurrahman Efendi, Alî bin Ebû-bekir, Seyyid Alî Efendi, Tozkoparanzâde Mehmed Efendi, Molla Ahmedzâde Mehmed Efendi, Seyyid Sinânüddîn Efendi’nin isimlerini zikredebiliriz.

 

 

Kaynakça

Hadîkatü’l-cevâmi, I, s. 219; Meşhur Hattatlar, s. 120; Meşhur Hattatlar, s. 102; Devhâtü’l-küttâb, s. 52; Tuhfe-i Hattâtîn, s. 204; Hat ü Hattâtân, s. 111; Hat Sanatı Tarihi, ss. 48-49.

 

İsmail Orman, 20 haziran 2016

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s