Osman Nûrî Efendi

H. 1258/M. 1842 senesinde bugün Bulgaristan sınırları içinde bulunan Kırcaali Kazası’nın Eğridere Nâhiyesi’nde doğmuş olan Osman Nûrî Efendi, ilk tahsîlini memleketinde tamamlamış, bu esnâda beldesinin hattatlarından hüsn-i hat dersleri almıştır. Daha sonra medrese tahsili almak için İstanbul’a giderek, Fâtih Cami ders-i âmlarından Hâfız Şâkir Efendi’nin dersine devam etmiş, Seyyid Mehmed Hulûsî Efendi’den de yeni baştan sülüs ve nesih meşkederek, H. 1275/M. 1858 senesinde icâzet almıştır.

Bilahâre tilmizlerinden Şevkî Efendi’ye devam ederek, bilhassa hatt-ı nesihte mahâret kazanmış olan Osman Nûrî Efendi, ondan da icâzet aldıktan sonra, Pertevniyâl Valide Sultan’ın Aksaray’daki külliyesinde bulunan kütüphânesine hafız-ı kütûb olmuştur. Kütüphâneye kazandırılacak kitapların istinsâhıyla meşgul olur, sâ’ir zaman da Kur‘ân-ı Kerîm, Delâ’ilü’l-hayrât, En‘âm-ı Şerîf gibi nüshâ-i mübâreke yazardı. H. 1333/M. 1915 senesinde Buhârî-i Şerîf kıra’ât ederken âniden vefât ettiği menkuldür.

Tezhîb ve teclîd san‘atlarında da mâhir olan Osman Nûrî Efendi’nin, yazdığı eserlerin tezhîb ve cildini de bizzât yaptığı nakledilmektedir. Bu cümleden olan mushâf-ı şerîflerden birini Sultan Abdülhamîd Hân-ı Sânî’ye ihdâ etmiş olup hâlen Yıldız Sarayı Kütüphânesi’nde bulunmaktadır. Bir diğerini de görev yaptığı kütüphâneye hediye etmiştir. Ayrıca İstanbul Üniversitesi Kütüphânesi’nde H. 1312/M. 1894-1895(A. 6665), Ankara’daki Millî Kütüphâne’de de H. 1282/M. 1865-1866(A. 4893) ve H. 1287/M. 1870-1871(A. 4767) tarihli Kur‘ân-ı Kerîm’leri vardır. Bunların dışında sülüs, nesih ve rık‘a hatları üzerine bir meşk mecmu’ası neşretmiştir.

 

 

 

İsmail Orman, 6 eylül 2017

 

Reklamlar