Hüseyin Sabrî Efendi

Ispartalı olan Hüseyin Sabrî Efendi, hıfzını ve tahsîlini memleketinde tamamladıktan sonra İstanbul’a giderek medrese tahsîline başlamıştır. Me’zûn olduktan sonra Üsküdâr’daki Fıstıklı Mektebi’ne mu’allim olmuş, bi’l-âhare ilâve olarak Selîmiyye Cami’nin imâmeti de uhdesine verilmiştir. Bu hâl üzere iken H. 27 Cemaziye’l-ahir-1309/M. 28 Ocak 1892 tarihinde vefât ederek, Üsküdâr’da Karacaahmet Mezarlığı’na defnedilmiştir.

Hüsn-i hatta Isparta’daki tahsîli esnâsında başlamış olduğu anlaşılan Hüseyin Sabrî Efendi, İstanbul’a gittikten sonra da yazı ile alâkasını kesmemişti. Ancak kimden mücâz olduğu hakkında bir bilgiye ulaşılamamıştır. Fıstıklı Mektebi’ndeki mesâ’îsi esnâsında haftada bir gün yazı meşki vererek, Üsküdâr’da bir hayli hattat yetiştirmiş olduğu bilinmekte olup Hâfız İsmâ’il Hakkî Efendi, Seyyid Süleyman Selîm Efendi ve Alâyzâde Hâfız Osman Efendi adlı tilmizleri tesbit edilmiştir.

H. 1289/M. 1872 tarihli Kur‘ân-ı Kerîm’i görülmüş olan Hüseyin Sabrî Efendi’nin Ankara’daki Millî Kütübhâne’de de H. 1264/M. 1848 tarihli nesihle muhârrer olan Kırk Su’âl ve H. 1272/M. 1855-1856 tarihli Evrâd-ı Mevleviyye adlı eserleri vardır.

 

 

 

Kaynakça

Merâkid-i Mu’tebere.

 

 

İsmail Orman, 3 mayıs 2018