Derviş Mehmed bin İbrahim

Ahyolu civârından İbrahim Efendi’nin oğlu olan Derviş Mehmed bin İbrahim, sıbyân mektebinden sonra Edirne’ye hicretle Ketânîzâde Ahmed Efendi’den aklâm-ı sitte dersleri almağa başlamıştır. H. 1167/M. 1753-1754 senesinde henüz genç yaşta iken icâzet alarak mushâf-ı şerîf ve Delâ’ilü’l-hayrât nevi’ eserler yazmağa başladı. Bi’l-âhare İstanbul’a hicret ederek bir müddet daha kitâbetle meşgul olduktan sonra Şehzâde Cami evkafına kâtib oldu.

Muhtemelen son eseri olan H. 1212/M. 1797-1798’de nesihle istinsâh ettiği Müstakîmzâde Süleyman Sa’deddîn Efendi’nin Menâkıb-ı İmâm-ı A’zâm adlı eseri Topkapı Sarayı Müzesi Kütübhânesi’nde, H. 1190/M. 1776 tarihli mushâf-ı şerîfi ise Atatürk Kitaplığı’nda bulunan Derviş Mehmed bin İbrahim’in, Dîvân Edebiyatı Müzesi’nde bulunan H. 1194/M. 1780 tarihli Dîvân-ı Niyâzî-i Mısrî adlı eser – eğer ona a’it ise – ta’likte de mâhir olduğuna delâlet etmektedir.

 

 

 

Kaynakça

Tuhfe-i Hattâtîn, s. 499; TSAYK, I, s. 377; AKAK, s. 112.

 

 

İsmail Orman, 7 haziran 2018

Reklamlar