Ahmed Vesîm Paşa

Tersâne Emîni Mehmed Reşîd Efendi’nin oğlu olarak H. 1240/M. 1824 senesinde Üsküdâr’da, Yeniçeşme Mahâllesi’nde dünyaya gelen Ahmed Vesîm Paşa, sıbyân mektebini bitirdikten sonra, H. 1252/M. 1836’da Mühendishâne-i Berrî-i Hümâyûn’a dâhil olmuş, buradan me’zûn olduktan sonra mülâzım rütbesiyle Donânmay-ı Hümâyûn’da göreve başlamıştır.

İlk olarak H. 1257/M. 1841’deki Girit ve ardından da H. 1258/M. 1842’deki Sisam ayaklanmalarında görev alan Ahmed Vesîm Paşa, karaya asker sevkindeki başarısından dolayı Kapudân-ı Deryâ Çengeloğlu Tâhir Paşa’nın dikkatini çekince denizcilik eğitimi almak üzere İngiltere’ye gönderilmiştir. H. 1267/M. 1851 senesinde pây-i tahta döndükten sonra muhtelif mekteblerde mu’allimlik yapmıştır.

H. 1271/M. 1855 senesinde patlak veren Kırım Savaşı’na da iştirâk etmiş olan Ahmed Vesîm Paşa, fevkalade hizmetlerine binâ’en Kırım İmtiyâz Madalyası ve takdiîr-nâme ile ödüllendirilmiştir. Savaşın ardından Karadeniz’deki limanların haritasını yapmağa me’mûr edilmiştir. Sultân Abdülazîz Hân’ın cülûsunda yâverliğe ta’yin edilerek, sultânın hediyelerini Şerîf Abdullah’a takdîm için Mekke’ye gönderilmiştir.

Sultân’ın H. 1280/M. 1863’teki Mısır seyâhâtinde de mâ’iyyetinde bulunan Ahmed Vesîm Paşa, H. 1281/M. 1864’de müşîrliğe terfi’ ve ertesi sene kapudân-ı deryâlığa ta’yin edilmiştir. Kısa zamanda son derece güçlü bir donanma kurarak, devlete fevkalade hizmette bulunmuşsa da, Sadrazâm Keçecizâde Fu’ad Paşa ile ters düşünce azledilmiştir.

H. 1284/M. 1867’de yeniden kapudân-ı deryâ olan Ahmed Vesîm Paşa bir süre sonra tekrar azledilerek Karadeniz Boğazı Muhâfızlığı ve ardından Bahriyye Kumândânlığı’na ta’yin edilmiştir. Sultân Abdülhamîd Hân’ın cülûsundan sonra Bahriyye Nezâreti’ne getirilmişse de, bir ihtilâl çıkmasından çekinen sultânın, donânmanın silâhsızlandırılması görüşüne muhâlefet gösterdiği için ertesi sene azledilerek Üsküdar’da ikamete me’mûr edilmiştir.

Bunun üzerine bir daha devlet görevi almayan Ahmed Vesîm Paşa, Salacak’taki yalısında inzivâya çekilerek, yazı ve resimle meşgul olmağa başlamıştır. Ayrıca müntesiblerinden olduğu Üsküdâr Mevlevîhânesi’nde çile çıkararak hilafet almıştır. Bu hâl üzere iken 1910 senesinde vefât etmiş ve mezkûr tekkeye defnedilmiştir. Mezarının eteğine Mustafa Lûtfî Efendi tarafından ta’lik hat ile yazılmış kitâbenin metni şöyledir:

Kudemây-ı vükelây-ı Devlet-i Âliyye’den şeyhü’l-vüzerâ kapudân-ı deryâ hulefây-ı Mevleviyye’den Hacı Ahmed Vesîm Dede Paşa’nın kabridir.

Velâdeti: 1240, Vefâtı: 1328.

Son derece nâmûslu, âlî-cenâb ve tok gözlü bir zât olduğu ve doğru bildiğini söylemekten çekinmediği nakledilen Ahmed Vesîm Paşa’nın, kimden meşk aldığı bilinmemekteyse de, hâlen İstanbul Deniz Müzesi’nde bulunan H. 1311/M. 1893-1894 ve H. 1323/M. 1905 tarihli mushâf-ı şerîfleri, nesihte son derece kudretli olduğuna işaret etmektedir. Bu mushâfların tezhîbleri de kendisine ait olup kalitesi kadar içerdiği minyatürlerle de dikkati çekmektedir.

 

 

Kaynakça

DİA, I, ss. 158-159; Mevleviliğin Son Yüzyılı, s. 415; Mevlevî Hattatlar, s. 127; Asırlar Boyunca Üsküdar, II, ss. 648-649.

 

 

İsmail orman, 7 mayıs 2018

Reklamlar