Ahmed Kûdsî Efendi

Târikat-ı Hâlidiye meşâyihinden Topbaşzâde Hacı Mustafa Efendi’nin oğlu olarak Konya’nın Bozkır Karyesi’nde dünyaya gelmiş olan Ahmed Kûdsî Efendi, babasının görevi gereği küçük yaşta Konya’ya yerleşmiştir. Tahsîli esnâsında Alâ’iyyeli Abdülganî Vehbî Efendi’den ulûm-ı diniyyeyi öğrendiği gibi, aklâm-ı sitte meşkederek H. 1252/M. 1836-1837 senesinde icâzet almıştır. Bu esnada babasından târikat terbiyesi alarak hilâfetine nâ’il olmuş ve daha sonra İstanbul’a giderek medrese tahsîli aldığı gibi, meşhur Halvetî şeyhlerinden sülûkunu tamamlamıştır.

Onlardan aldığı ilhâm ile Mekke’ye giderek Şeyh Kutbî’den hadis ve Medîne’de de Şeyh Senûsî’den tefsîr dersleri almış olan Ahmed Kûdsî Efendi, Hac vazîfesini de ifâ ettikten sonra Kadınhanı’na yerleşmiştir. Ancak gördüğü bir ruyânın etkisiyle evini barkını terkederek Konya’da, Mevlânâ Türbesi civârında oturan dul bir kadının kızı ile evlenerek yanlarına yerleşmiştir. Bekir Sâmî Paşa Medresesi’nde husûsî olarak hadis ve tefsîr okutur, sâir zamanını da eserlerinin yazımına ve ilmî eserlerin istinsâhına ayırırdı. Bu hâl üzere iken H. 1306/M. 1888-1889 senesinde vefât ederek, Mevlânâ Türbesi hazîresine defnedilmiştir.

Hidâyetü’l-mürteb adlı Arapça te’lif eseri Elmalılı Hamdî Yazır tarafından terceme edilmiş olan Ahmed Kûdsî Efendi’nin ehl-i kerâmetten, âlim, kâmil ve fâzıl bir zât olduğu ve ezberinde kırkbin hadis olduğundan “Seyyidü’l-muhaddisin” ünvânı anıldığı nakledilmektedir. Dest-i hattı ile beş tane mushâf-ı şerîf yazdığı ve bunlardan ikisini Kadınhanı Cami’ne vakfetmiş olduğu bilinmektedir.

 

 

Kaynakça

Hattatlar Armağanı, 7, ss. 55-56.

 

 

İsmail Orman, 4 mayıs 2017

Reklamlar