Abdî Yazan

Çubukcu esnâfından Ahmed Efendi’nin oğlu olarak Sivas’ın Bengiler Mahallesi’nde doğmuş olan Abdî Yazan, daha sıbyân mektebi sıralarında iken hüsn-i hatta heves ederek, Eskicizâde Mahmud Hamdî Efendi’den sülüs ve nesih meşkine başlamıştır. Kısa zamanda ibrâz ettiği terâkkî sayesinde H. 1291/M. 1874’de başladığı Sivas Rüşdiyyesi’nde, husûsî olarak hüsn-i hat ta’limine me’mur edilmiştir. H. 1295/M. 1878 senesinde me’zûn olunca da asâleten bu göreve ta’yin edilmiştir.

Bilahâre Askerî Rüşdiyye Mektebi’ne, buranın lağvından sonra da aynı binâda açılan Numûne Mektebi’ne nakledilen Abdî Yazan, ilâveten Dârü’l-hilâfe, Eytâm, İnâs ve Zükûr Öğretmen mekteblerinde de derse girerdi. Harf inkılâbından sonra yeni harfleri de öğrenerek ta’lime devam etmiş, 1945’te, meslek yaşamının yetmişinci yılı münâsebetiyle düzenlenen jübile ile emekliye sevkedilmiştir. 1953’te doksandört yaşında olduğu hâlde vefât etmiştir.

Kısa boylu, çatık kaşlı fakat ehl-i keyf makulesinden son derece hoş-sohbet bir zât olduğu söylenen Abdî Yazan’ın, iflâh olmaz bir nargile tiryâkisi olması meşhurdur. Hat san’atının oniki kalemine de vâkıf olduğu, yeni yazıyı da altmış farklı font ile yazdığı bilinmektedir. Sülüs ve ta’likte, özellikle de tırnak yazısında mahâreti dillere destân idiyse de, eserleri günümüze intikal etmemiştir.

 

 

 

İsmail Orman, 27 haziran 2017

Reklamlar