ebû-Bekir Mümtâz Efendi

İstanbul’da balmumu ticareti ile meşgul olan Hacı Mustafa Ağa’nın oğlu olarak H. 25 Şa’bân 1225/M. 25 Eylül 1810 tarihinde doğmuş olan ebû-Bekir Mümtâz Efendi, büyükbabası Kurna Kâtibi Eğinli Hacı Alî Efendi’nin teşvikiyle Dîvân-ı Hümâyûn Kalemi’ne hulefa olmuş ve burada “Mümtâz” mahlâsını almıştır. H. 1245/M. 1830’da bâ-imtihân hâce rütbesini elde edip ertesi sene Kâğad-ı Enderûn Emâneti mansıbını elde ettikten sonra H. 1250/M. 1834-1835’te Mâbeyn-i Hümâyûn ve Asâkir-i Hassâ Müşîri Ahmed Fevzî Paşa’nın dîvân kitâbetine ta’yin edilmiştir.

Unkapanı Köprüsü’nün inşâsına nezâretinde hüsn-i hizmeti görüldüğünden Sultan Mahmud Han-ı Sani’nin âferinine ve rütbe-i sâlise ile murassa nişanına nâ’il olan ebû-Bekir Mümtâz Efendi, H. 1253/M. 1837-1838’de Hariciyye Mektûbî Odası’na, kırkbeş gün sonra Âmedî Kalemi’ne ve H. 1255/M. 1839 yılı sonlarında da Dîvân-ı Hümâyûn beylikciliği vekâletine memur edilmiş, yedi ay sonra da Dîvân-ı Hümâyûn âmedciliğine nakledilmiştir. H. 1259/M. 1843’da iki ay kadar Hariciyye Nezâreti’ne vekâlet etmiştir.

H. 1263/M. 1847’de Serasker Müsteşarlığı’na ta’yin olunan ebû-Bekir Mümtâz Efendi, ertesi sene azledilmiş ve iki sene mazul kaldıktan sonra Meclis-i Vâlây-ı Ahkâm-ı Adliyye azâlığına ta’yin edilmiştir. H. 1274/M. 1857-1858’de Meclis-i Muhâsebe-i Mâliyye Riyâseti’ne, H. 1275/M. 1859’da Mâliyye Müsteşârlığı’na ve H. 20 Cumade’l-ûlâ 1278/M. 23 Kasım 1861’de Mâliyye Nezâreti’ne nasbedilmiştir. H. 30 Zi’l-ka’de 1278/M. 28 Mayıs 1862’de Sadâret Müsteşârı olduğu gibi, birinci rütbeden Osmânî ve Mecidî nişânlarını elde etmiştir.

H. 11 Zi’l-ka’de 1284/M. 15 Mart 1868’de Devâ’î Nezâreti’ne ve ardından Mısır Hıdîviyeti kapu kethüdâlığına nakledilen ebû-Bekir Mümtâz Efendi, bu görevde iken H. 18 Zi’l-ka’de 1287/M. 9 Şubat 1871’de vefât etmiştir. Yenikapı Mevlevîhânesi kabristanında medfûndur. Dîvân-ı Hümâyûn Kalemi’nde çalıştığı esnâda, daha çok resmî yazışmalarda kullanılan rık’ayı belli kurallara oturtmuş, estetik değer kazandırarak kendi ismiyle anılan bir tarz ihdâs etmiştir. Bir müddet Sultan Abdülmecîd’in yazı mu’allimliğini der-uhde ettiği gibi, bilhassa rık’a hattında yüzlerle ifâde edilen hattat yetiştirdiği bilinmektedir.

 

 

 

İsmail Orman, 14 temmuz 2017

Reklamlar