Alî Cenânî Efendi

Sadr-ı esbâk Kadrî Paşa’nın hafîdi ve Malatya Mutasârrıfı Râgıb Paşa’nın oğlu olarak, İstanbul veya Anteb’de dünyaya gelen Alî Cenânî Efendi, babasının görevi gereği bulundukları yerlerde husûsî hocalar nezâretinde tahsîl ve terbiyye görmeye çalışmış, bu esnâda mahâllî hattatlardan hüsn-i hat meşketmeyi de ihmâl etmemiştir.

Rüşdî eğitimini tekmîl eyledikten sonra bir müddet İstanbul’da ikametle Mâliyye Nezâreti bünyesinde görev almış olan Alî Cenânî Efendi, Jön-Türklerle olan münâsebeti nedeniyle Anteb’de mahkeme kâtibliğine gönderilmiştir. Resmî mu’amelâtta gösterdiği liyâkat sâyesinde baş-kitâbete terfi’ ederek senelerce hizmette bulunmuştur.

Bu esnâda İttihadçılarla yakın ilişkiler te’sis eden Alî Cenânî Efendi, 1908’de açılan Meclis-i Meb‘usân’a Haleb meb‘usu olarak iştirâk etmiş, 1914 seçimlerinde de yerini korumuştur. Mütâreke döneminde Malta’ya sürülmüş, avdetinde bu kere Anteb meb‘usu olarak Büyük Millet Meclisi’ne girmiş, 1923 ve 1927 devrelerinde de seçilmeyi başarmıştır.

İkinci seçim devresinde bir müddet de Ticâret ve Nafi’a Vekîlliği’nde bulunmuş olan Alî Cenânî Efendi, buğday sübvansiyonu için vekâlete tahsîs edilen 500.000 liralık meblâğın bir kısmını zimmetine geçirdiği iddi’asıyla, 1928 senesinde dîvân-ı âlîye gönderilmiştir. Muhâkemâtın ardından suçlu bulunarak, bir ay kürek ve 170.000 lira tazmînât ödemeye mahkum edilmesi üzerine gizlice Anteb’e dönmüş ve oradan da sınırı geçerek Şam’a kaçmıştır.

Uzun müddet orada kalan Alî Cenânî Efendi, rûhî bir bunalım geçirdiği gerekçesiyle affedilmiş ve büyükbabası Kadrî Paşa’nın Kanlıca’daki konağında tebdîl-i hevâ eylemesine müsa’ade edilmiştir. Bu hâl üzere iken 5 Aralık 1934 tarihinde vefât etmiş ve Kanlıca mezarlığı’na defnedilmiştir.

Dirâyetli bir hattat olduğu nakledilen Alî Cenânî Efendi’nin, daha ziyâde resmî kitâbette kullanılan aklâmda mâhir olduğu anlaşılmaktadır. Böyle olmakla beraber yazısına tesâdüf edilmemiştir.

 

 

Kaynakça

Gaziantep Meşhurları, ss. 23-24.

 

 

İsmail Orman, 27 nisan 2018

Reklamlar