Hâkkâk Hâmid Efendi

Osmanlı İmparatorluğu’nun son yılları ile Cumhuriyet’in ilk zamanlarında mühür, damga ve klişe hâkkinde büyük bir faaliyet içinde olduğu görülen Hâkkâk Hâmid Efendi, gerçekte meşhur hattat Hâmid Aytaç’tan başkası değildir. Kendisinin İbnülemin’in kitabında dercedilmek üzere vermiş olduğu varakada beyân ettiği üzere, ilk zamanlarında “Azmi” imzasını kullanarak bir hayli âsâra imza atmış olan Hâmid Aytaç, “Musa Azmî olarak azmedip hattı öğrendim, neticesine hamdederek ’Hâmid’ adını aldım.” diye açıkladığı bir gerekçeyle, 1910’lardan itibaren eserlerini “Hâmid” müste’arı ile imzalamaya başlamış ve kısa zamanda herkeşce tanınan bu ismi, daha sonra aslına tahvîle lüzûm görmemişti.

Ancak onun ulvî bir gerekçeye dayandırdığı bu tebeddül, aslında tamamen maddî kaygılara dayanmaktaydı. Zira Erkân-ı Harbiyye-i Umûmiyye’nin ser-hattatlığına tayin edildikten sonra Cağaloğlu’ndaki matba’asını açmış olan Hâmid Aytaç, akşamları işten çıktıktan sonra burada mühür, kartvizit ve etiket imâli ile uğraşmağa başlamış ve durumun anlaşılmaması için de “Hâmid” müste’arını kullanmayı yeğlemişti.

ismail orman-hattatlar sofası
Hamid Aytaç’ın Hazırladığı Mühür, Damga, Kartvizit, Antet ve Künye Klişelerinden Hutut-ı Mütenevvi’a ile Muharrer Numuneler İçeren Levha

Nitekim 1918 senesine kadar devam eden bu süreç zarfında, resmî mesâ’îsine bağlı olarak “Azmî” imzasıyla pek çok askerî kurumunun mühür ve damgasının tertibini hazırlamış olan Hâmid Aytaç, mütârekenin ardından bu kurumdan ayrıldıktan sonra bir daha “Azmî” müste’arını kullanmamıştır. İşin ilginç tarafı, işlettiği dükkânda, bu üsre zarfında mühür hâkkine çok da fazla itibâr etmemiş olmasıdır. Bu tarihten onra “Hakkak Hamid” müste’arıyla hazırlamış olduğu bazı künye, antet, kartvizit, mühür ve damga klişelerinin numunelerini havi lehasından da anlaşılacağı üzere hutut-ı mütenevvi’aya tamamıyla vakıf hattatinden olan Hamid Aytaç, harf inkılabından sonra yeni harflerle de çalışmışsa da, Arap harfleri ile ibraz ettiği maharet ve kudreti gösterememiştir.  

 

 

Kaynakça

Son Hattatlar, ss. 122-124; Türk Hattatları, ss. 267-268; Meşhur Hattatlar, ss. 233-237; DİA, IV, ss. 287-289; Hat Sanatı Tarihi, ss. 100-101, 128-129, 186.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s