Abdullah Sermest Efendi

Doğu Türkistân’dan hicret ederek Kilis’e yerleşen Baytazzâde A’ilesi’nin mensubu olarak H. 1235/M. 1819 senesinde orada doğmuş olan Abdullah Sermest Efendi, öğrenimini beldesinin önde gelen âlimlerinin tedrîsi altında tamamlamıştır. Bu esnâda sülüs ve nesih dersleri aldığı gibi, husûsî surette fenn-i hâk öğrenmeğe çalışmıştır. Ancak H. 1252/M. 1836’da Kavalalı Mehmed Alî Paşa Kilis’i işgâl edince zorla askere alınarak, evvelâ Kütahya’ya ve oradan da Kahire’ye götürülmüştür. Yaklaşık on yıl kaldığı Mısır’da bir yandan eğitimine devam ederken, geçimini sağlamak için yazı yazıp mühür hâkketmiş, ayrıca burada tanıştığı Fransız tabip Colette’den de tıp ilmini öğrenmiştir.

Yaşadığı sıkıntılar ve sıla hasreti nedeniyle tasavvufa yönelerek, Mısır’ın önde gelen meşâyihinden feyz almaya başlayan Abdullah Sermest Efendi, nihâyet terhîs edilince memleketine dönmeden evvel Hac vazîfesini ifâ etmek istemişti. Ancak Mekke’de tanıştığı Abdullah Dehlevî’nin hulefâsından Afgânî Mehmed Cân Efendi’ye bağlanınca 12 sene hizmetinde bulunmuştur. Hilâfet aldığı mürşîdinin tavsiyesi ile Hindistan’a gidip o bölgenin sofîleri ile istişârelerde bulunduktan sonra Kilis’e dönüp kendi ismiyle anılan tekkeyi te’sis etmiştir. İlim ve irşâd ile meşgul iken H. 1298/M. 1882’de vefât etmiş ve tekkesinin bahçesine defnedilmiştir.

Kilis’in ilim, san’at ve kültür hayatında önemli bir mevki’e sahip olan Abdullah Sermest Efendi’nin “Hâlis” ve “Sermest” mahlasları ile yazdığı Arapça, Farsça ve Türkçe şi’irlerinden oluşan dîvânı olduğu menkûl ise de, günümüze intikal etmemiştir. Bunun dışında tıbba dâ’ir bir risâlesi ile Sıffın Vak’ası adlı tarihi bir eseri vardır. Hüsn-i hatta ve bilhassa fenn-i hakkâkîde son derece mâhir olduğu bilinmekteyse de, eserine henüz tesâdüf edilememiştir.

 

 

 

İsmail Orman, 15 nisan 2017

Reklamlar