Yusuf Zühdî Dedeefendi

Trablus-garb Mevlevîhânesi’nden gelerek Beşiktaş Mevlevîhânesi’nin meşihâtına geçen Trabluslu Ahmed Efendi’nin oğlu olarak H. 1164/M. 1750 senesinde Trablus-garb’da doğmuş olan Yusuf Zühdî Dedeefendi, tahsîlini babasının tedrîsi altında orada tamamlamış, Mevlevî sülûkunu ise H. 1180/M. 1766 senesinde gittiği İstanbul’da ikmâl eylemiştir. Bu esnâda dergâh dedegânından mûsıkî ve hatt-ı ta’lik dersleri almış ve her iki sahada da kısa zamanda mahâret kesbetmiştir.

Babasının H. 1185/M. 1771’deki vefâtında Beşiktaş Mevlevîhânesi’nin meşihâtına ta’yin edilen Yusuf Zühdî Dedeefendi, H. 12 Cemâziye’l-evvel 1232/M. 30 Mart 1817 tarihinde vefât etmiştir. Beşiktaş Mevlevîhânesi’nin hazîresine defnedilmişse de, dergâhın yıkımının ardından mezarı nakledilmiştir. Devrinin kibâr-ı meşâyihinden ve ulemây-ı kirâmdan, faziletli, âbid ve zâhid bir zât olarak tanınırdı. Mesnevî-i Şerîf’e Arapça şerhi vardır. Ayrıca Huzur-ı Hümâyûn’da düzenlenen küme fasıllarına iştirâk edebilecek kadar mûsıkîye vâkıf olduğu menkûldür.

Meşihâtı zamanında mevlevîhânenin önemli bir ilim ve san’at merkezi olması için çaba gösterdiği gibi, nice değerli san’atkârın yetişmesini sağlamış olan Yusuf Zühdî Dedeefendi’nin, ta’lik hattındaki mahâreti meşhur olmakla beraber hocası malûm değildir. Hüsn-i hattın âşıklarından olup son zamanlarında da Laz Ömer Vasfî Efendi’den sülüs ve nesih meşkederek icâzet aldığı bilinmekte olup nakkaşlıktan da haberdâr idi. Nitekim dergâhın müdâvimlerinden Derviş Sa’id Efendi ile Leylek Hasan Dede’nin ondan bir hayli müstefiz oldukları bilinmektedir.

 

Kaynakça

Sicill-i Osmânî, IV, ss. 699-700; Osmanlı Toplumunda Tasavvuf, s. 438.

 

 

İsmail Orman, 9 temmuz 2017

Reklamlar