Yesârî Yusuf Efendi

İstanbul’da Kabataşlı olan Yesârî Yusuf Efendi, küçük yaşta Kur’ân-ı Kerîm’i hıfzederek hâfızlardan olmuş, “Çemşir Hâfız” lâkabıyla ma’rûf Mehmed Sâlih Efendi’den de sülüs ve nesih meşketmiştir. Ancak icâzetini hocasının vefâtından sonra Kebecizâde Mehmed Vasfî Efendi’den almıştır. Ayrıca, Hat ü Hattâtân mü’ellifinin naklettiğine göre, tekemmül için bir müddet de Alî Vasfî Efendi’den müstefiz olmuştu.

İbrâz ettiği kudret ile kısa zamanda hüsn-i hattın mümtâz simâlarından olduğu nakledilen Yesârî Yusuf Efendi’nin, mekteblerde hüsn-i hat ta’limiyle meşgul olan erbâb-ı hattan iken H. 1262/M. 1846 senesinde vefât ederek Maçka Mezarlığı’na defnedildiği bilinmekteyse de, bugün mezarı mevcut değildir.

Nesihle istinsâh etmiş olduğu İsmâ’il Sâdık Kemâl Paşa’nın Rûh-i Kemâl adlı eseri (O.E. 284) ile Vefâ Şeyhî Alî Tirevî’nin Maksâdü’s-sâlikîn adlı eseri(O.E. 536) Atatürk Kitaplığı’nda bulunan Yesârî Yusuf Efendi’nin, ömrünü yazıya hasretmiş hattatlardan olduğu ve bir hayli talebe yetiştirdiği bilinmektedir. Bunlardan Trabzonlu Seyyid Mehmed Vasfî Efendi ve Mehmed Efendi’nin isimleri tesbit edilmiştir.

 

 

Kaynakça

Hat ü Hattâtân, s. 168; BOA, DH.SAİDd.. 9/475; TSAYK, I, s. 397; Alif Art, 16 Mayıs 2009, s. 84.

 

İsmail Orman, 2 mart 2018

Reklamlar