Şükrullah Çelebi

Mar‘aşîzâde Şeyh Sinâneddîn Yusuf Efendi’nin oğlu olarak Amasya’da doğmuş olan Şükrullah Çelebi, henüz çocuk yaşta iken babası tarafından meşâhir-i hattâtînden Şeyh Hamdullah’ın taht-ı tedrîsine verilmiştir. Her halde haylaz bir çocuk olduğundan uslanması için çobanlık da dâhil olmak üzere muhtelif hizmetlerde bulunduktan sonra, hocasıyla beraber İstanbul’a gitmiştir. Gerek Amasya’da ve gerek İstanbul’daki hizmeti ile Şeyh’in gözüne girip ondan el almayı başardığı gibi, kendisini ma’nevî evlâdı gibi gören hocasının kızı ile nikâhlanarak dâmâdı dahi olmuştur.

Bu arada Şeyh Hamdullah’tan sülüs ve nesih meşkederek icâzetiyle şeref-yâb olan Şükrullah Çelebi, hüsn-i hatta ibraz eylediği mahâret nedeniyle, daha hocasının sağlığında “hayrü’l-halefi” addedilmiş ve vefâtından sonra da, onun uhdesinde bulunan Topkapı Sarayı’ndaki meşkhâne ile Fîrûz Ağa Mektebi’nin hüsn-i hat mu’allimlikleri de ona tevcîh edilmiştir. Senelerce bu mekteblerde hüsn-i hat ta’limi verip yüzlerce hattat yetiştirdikten sonra H. 951/M. 1543-1544 senesinde vefât etmiş ve hocasının yanına defnedilme şerefine nâ’il olmuştur. Ancak bugün mezarı mevcut değildir.

Fevkalade kabiliyeti ile kısa zamanda akrânları arasından sıyrılarak, Şeyh tarzında mükemmel bir hattat hâline gelmiş olan Şükrullah Çelebi, hocasının üslûbunun gelişiminde önemli rol oynamış olduğu gibi yetiştirmiş olduğu öğrencilerle de yaygınlaşmasına hizmet etmiştir. Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphânesi’nde Şeyh Hamdullah’ı taklîden yazdığı murakka’ı ile bir En‘âm-ı Şerîf ve Fetih Sûresi’ni hâvî cüzü bulunan hattatın tilmizleri arasında oğulları Pîr Mehmed Dede, Şeyh Ahmed Efendi, Süleyman Efendi ve Mustafa Efendi ile torunu Mehmed bin Süleyman ve Nefeszâde Mustafa EfendiŞerîf Seyyid Abdullah EfendiFevrî Ahmed Efendi’yi zikredebiliriz.

 

 

 

İsmail Orman, 2 temmuz 2017

Reklamlar