Seyyid Mehmed Şâkir Efendi

Birgi’de dünyaya gelmiş olan Seyyid Mehmed Şâkir Efendi, sıbyân mektebini orada bitirip hıfz-ı Kur‘ân’a muvaffâk olduktan sonra İstanbul’a giderek, akrabâsından Hazîne Kethüdâsı Sâlih Efendi’nin dâ’iresine girmiştir. Hâmîsinin sâyesinde iyi bir eğitim alma fırsatına kavuştuğu gibi, husûsî sûrette mûsıkî ve edebiyât dersleri almış, ayrıca Mustafa Kütâhî’den aklâm-ı sitte meşkine başlamıştır. Ancak hocasının vefâtı üzerine meşkine tilmizlerinden Hamdullah bin İbrahim’den devâm etmiş ve icâzetini de H. 1205/M. 1790-1791 senesinde ondan almıştır.

Eğitimini tamamladıktan sonra Dîvân-ı Hümâyûn’a hulefâ olarak giren Seyyid Mehmed Şâkir Efendi, bir müddet hizmetten sonra Baruthâneler Nâzırı Necîb Paşa’ya yakınlaşmış ve onun sâyesinde hâcegân zümresine alınmıştır. Öte yandan vaktinin nâmlı hâfızlarından biri olduğundan, Sultân Mahmud Hân-ı Sânî’nin cülûsundan sonra ser-mü’ezzinliğe ta’yin edilmiş ve bu eyyâmda sultanın huzûrunda tertîb olunan küme fasıllarına dahi iştirâk etmiştir. Ancak sağlık sorunları yaşamağa başlayınca arzusu üzerine teka’üde sevkedilmiştir.

Bundan sonraki günlerini Eyüp’te, Kızıl Mescid civârında satın aldığı evde inzivâ hâlinde geçirmiş olan Seyyid Mehmed Şâkir Efendi, ne yazıkki derdine dermân bulamamış ve H. 10 Cemâziye’l-evvel 1237/M. 2 Şubat 1822 tarihinde vefât etmiştir. Evinin yakınındaki mezarlığa defnedildiği bilinmekteyse de, mezarı bugün mevcut değildir. İcâzet için yazdığı kıt’a hâricinde eserine tesâdüf edilememiş olması, daha sonra hüsn-i hatta devam etmediğine işaret etmektedir.

 

Kaynakça

Kebecizâde; Eyüp Sultan Tarihi, II, s. 623; Asar-ı Atika Müzayede, 22 Aralık 2012, s. 32.

 

 

İsmail Orman, 21 eylül 2017

Reklamlar