Seyyid ebû-Bekir Râşid Efendi

Alî Efendi nâmında bir zâtın oğlu olan Seyyid ebû-Bekir Râşid Efendi hüsn-i hattı Firuzağalı Mehmed Rüşdî Efendi’den meşketmiş ve icâzetine nâ’il olmuş, hocasının vefâtından sonra da oğlu Alî Râsim Efendi’den müstefiz olarak, aklâm-ı sittenin mümtâz sîmâları arasına girmiştir.

Hüsn-i hattaki kudretine istinâden H. 1263/M. 1847 senesinde Cebecibaşı Ahmed Ağa Vakfı’ndan olarak Peykhâne’de te’sis olunan sıbyân mektebinin hüsn-i hat mu‘allimliğine ta’yin edilmiş olan Seyyid ebû-Bekir Râşid Efendi, daha sonra Ayasofya Mektebi’nin meşk mu‘allimliğini de uhdesine almış olup son eserinin tarihine istinâden H. 1273/M. 1856-1857 senesinden sonra vuku bulduğu anlaşılan vefâtına değin bu görevi sürdürmüştür.

Topkapı Sarayı Müzesi’nde celî sülüsle yazdığı H. 1262/M. 1846 tarihli “Allah celle celâlühü” levhâsı bulunan Seyyid ebû-Bekir Râşid Efendi’nin H. 1271/M. 1854-1855’de yazdığı mushâf-ı şerîfi görülmüş olup H. 1273/M. 1856-1857 tarihli Kur‘ân-ı Kerîm’i de Ankara’daki Millî Kütüphâne’dedir. Ayrıca H. 1262/M. 1846 tarihli Kasîde-i Bürde’si ile H. 1272/M. 1855-1856 tarihli Hizbü’l-a’zâm’ı da özel koleksiyondadır. Bilinen tek öğrencisi Üsküdârî Mustafa Râkım Efendi’dir.

 

Seyyid ebû-Bekir Râşid Efendi’nin Tüm Eserlerini Görmek İçin Tıklayın

 

 

Kaynakça

Son Hattatlar, s.86; BOA, A.}DVN.24/48; Alif Art, 19 Şubat 2012, ss. 38, 44.

 

İsmail Orman, 3 şubat 2017