Seyyid Ahmed Tâhir Efendi

Hayriyye tüccârlarından Seyyid Alî Efendi’nin oğlu olarak H. 1237/M. 1822 senesinde İstanbul’da doğmuş olan Seyyid Ahmed Tâhir Efendi, sıbyân mektebini tamamladıktan sonra Süleymâniyye ve Şehzâde cami’lerindeki derslere devam etmiş, bu arada sülüs ve nesih meşkederek icâzet almıştır. Ayrıca husûsî mu’allimlerden ilm-i nücûm, matematik ve edebiyat ile Arapça, Farsça ve Fransızca öğrenmiştir.

H. 1263/M. 1847’de Takvimhâne-i Amire’de mukabeleci olarak devlet hizmetine giren Seyyid Ahmed Tâhir Efendi, H. 1266/M. 1850’deki imtihânda muvaffâk olarak müderrislik rü’ûsunu ittihâz eyleyerek, Süleymâniyye Cami’nde derse çıkmağa başladı. H. 1268/M. 1851’de Kerkük arpalığı ile taltîf olundu. Bundan iki sene sonra müneccim-i sânî olduysa da bir ayda azledildi. Ertesi sene Sultân Abdülazîz Hân’ın huzûr derslerine muhâtab ta’yin edildi.

H. 1281/M. 1864’de Bergama arpalığı ile def‘aten müneccim-i sânî olup aynı sene içinde ilâve olarak Matba’a-i Amire Müdîriyeti’ne ta’yin edilen Seyyid Ahmed Tâhir Efendi, İbrâhim Edhem Efendi’nin vefâtı üzerine ertesi sene müneccim-i evvel oldu. Aynı sene içinde ilâve olarak Meclis-i Ma’ârif azâlığına ta’yin edildi. Nice zaman hizmetden sonra H. 1288/M. 1871’de Meclis-i Ma’arif Müdîri oldu.

H. 1292/M. 1875’de Evkaf-ı Hümâyûn Müfettişliği’ne getirilen Seyyid Ahmed Tâhir Efendi, az zaman sonra Mahrec Pâyesi ve Tatarpazarı arpalığı ile eski görevine i’ade edildi. H. 1294/M. 1877’de Hey’et-i Ayân azâsı olup 93 Harbi sonrasında Bâb-ı Fetvâ’da teşkîl olunan geçici komisyonlarda görev aldı. H. 1296/M. 1879’da Emvâl-i Eytâm ve Sicill-i Ahvâl komisyonlarında başkan ve âzalık görevlerinde bulundu. Mâlî Takvim’in tashîhi için Ahmed Cevdet Paşa’nın başkanlığında kurulan komisyona iştirâk etti.

Bu hâl üzere iken H. 3 Şa’bân 1297/M. 11 Temmuz 1880 tarihinde vefât ederek, Kadıköy’de Ayrılık Çeşmesi civârında medfûn olan babasının yanına defnedilmiş olan Seyyid Ahmed Tâhir Efendi’nin aklâm-ı sittede mâhir hattatlardan olduğu menkûl ise de günümüze yazısı intikal etmemiştir. Hocası hakkında da bir bilgiye ulaşılamamıştır.

 

 

 

Kaynakça

Mir‘ât-ı İstanbul, s. 70; Sicill-i Osmânî, III, s. 250; Osmanlılar Ansiklopedisi, I, ss. 162-163; Osmanlı Mü’ellifleri, III, s. 282; DİA, VIII, s. 11.

 

 

İsmail ormani 24 mart 2018

Reklamlar