Şeyh Abdürrezzâk İlmî Efendi

Erzurum Nakîbü’l-eşrâfı Şeyh Gedâyîzâde Muhammed Efendi’nin oğlu olarak, H. 1258/M. 1842 senesinde dünyaya gelen Şeyh Abdürrezzâk İlmî Efendi, ilk tahsîlini babasından gördükten sonra İbrahim Paşa Medresesi’nin müderrisi Solakzâde Ahmed Tevfîk Efendi’den ulûm-ı mütenevvi’adan icâzet almıştır. Bu eyyâmda sülüs ve nesih meşkederek icâzet aldığı bilinmekteyse de, hocası hakkında bir bilgi yoktur.

Eğitimini tamamladıktan sonra Ahmediyye Medresesi’nin müderrisliğine ta’yin edilen Şeyh Abdürrezzâk İlmî Efendi, H. 1281/M. 1864 senesinde Nakşibendî meşâyihinden Polâthâneli Şeyh Hakkî Efendi’nin Erzurum’a gelmesi ile ona intisâb etmiş ve bir sene içinde hilâfet almıştır. Aynı günlerde babasının vefâtı üzerine mesleğini terk ile İstanbul’a giderek, Kocamustafapaşa’daki Sünbül Efendi Tekkesi’ne misâfir olmuştur.

Altı senede çilesini tamamladıktan sonra hilâfet alan Şeyh Abdürrezzâk İlmî Efendi, bir müddet Bâyezid Cami’nde Mesnevî-i Şerîf tedrîsi ile meşgul olduktan sonra memleketine dönmüştür. İlmine hürmeten beldesine nakîbü’l-eşrâf olup bu hâl üzere iken, H. 22 Muhârrem 1325/M. 22 Şubat 1906 tarihinde vefât ederek Erzurum’daki Ulu Cami’in hazîresine defnedilmiştir.

Mahlâsını kuvvetli ilminden alan Şeyh Abdürrezzâk İlmî Efendi’nin elinden Rûhü’l-beyân Tefsîri’nin düşmediği ve Erzurum’daki konağının ulemâ ve urefâ ile dolup taştığı mervîdir. Risâle-i Halâl ü Harâm, Manzûme-i Nüfûs-ı Seb‘a, Müsâvât-ı Aded-i Hurûfât adlı gayr-ı matbu âsârı vardır. Şi’ir ile de meşgul olduğu bilinmekte olup eş‘arını hâvî Dîvân’ı günümüze ulaşmamıştır.

Hüsn-i hattaki mahâreti meşhur olan Şeyh Abdürrezzâk İlmî Efendi’nin bi’l-hassa celî kaleminde – herhalde beldesi dâhilinde olsa gerek – emsâlsiz olduğu menkûl ise de, âsârına tesâdüf edilememiştir.

 

 

Kaynakça

Sefîne-i Evliyâ, II, s. 156; Osmanlı Tolumunda Tasavvuf, s. 314.

 

 

İsmail Orman, 6 nisan 2018

 

Reklamlar