Şeyh Abdülazîz Zihnî Efendi

Üsküdâr’daki Arâkiyyeci Mehmed Efendi Mescidi imâmı Şeyh Derviş Abdurrahmân Efendi’nin oğlu olarak H. 1213/M. 1798-1799 senesinde orada doğan Şeyh Abdülazîz Zihnî Efendi, Hâfız Evliyâ Efendi ve Fâtih Cami ders-i âmlarından Deli Emîn Efendi’den ulûm-dîniyye tahsîli görmüş, hüsn-i hattı ise Murad Molla Tekkesi şeyhi Halîl Efendi’den meşketmiştir. H. 1230/M. 1814 senesinde Cerrâhî meşâyihinden Mehmed Ârif Efendi’ye intisâb ederek tarîk-i tasavvûfa girmiştir.

Mürşîdi ile birlikte hac vazîfesini îfâ etmekte iken babasının vefâtı üzerine, peder-mânend usûlüyle mezkûr mescidin imâmetine ta’yin edilen Şeyh Abdülazîz Zihnî Efendi, şeyhinin yardımıyla mescide bazı ilâveler yaptırdıktan sonra Cerrâhî meşihâtı koydurarak postuna oturmuştur. Daha sonra ilâve olarak Sertârikzade Tekkesi’nin meşihâtı da uhdesine verilmiş, H. 1238/M. 1822 senesinde şeyhinin vefâtı üzerine de Cerrâhî Âsitânesi’nin postuna geçmiştir.

Otuziki senelik hizmeti esnâsında kırkbeş halife ve yüzlerce derviş yetiştirmiş olan Şeyh Abdülazîz Zihnî Efendi, ilim ve fazlı ile Sultân Mahmud Hân-ı Sânî ve Sultân Abdülmecîd Hân’ın teveccühüne nâ’il olarak, zamanın re’isü’l-meşâyihi addedilmiştir. Hatta İbrahim Fahreddîn Efendi, Sultân Mahmud’un ona intisâb ettiğini ve bu nedenle H. 1252/M. 1836’da tekkeyi ta’mir ettirmiş olduğunu nakletmektedir.

H. 1270/M. 1854 senesindeki bir zikir esnâsında aniden vefât etmiş olan Şeyh Abdülazîz Zihnî Efendi, mezkûr tekkenin türbesinde medfûndur. Cerrâhî Târikatı’nın pîrân-ı kirâmından, âlim ve fâzıl bir zât olduğu menkûldür. Menâkıb-ı Hazret-i Pîr Nûreddîn Cerrâhî adlı bir eserinin olduğu nakledilmekteyse de, nüshasına tesâdüf edilememiştir. Öte yandan hüsn-i hattaki mahâretinden de kaynaklar sitâyişle bahsetmekle birlikte, yazısına tesâdüf edilememiştir.

 

 

Kaynakça

Osmanlı Toplumunda Tasavvuf, ss. 188-189; Mecmu’a-i Tekâya, s. 70; Sefîne-i Evliyâ, V, s. 50.

 

 

İsmail Orman, 19 nisan 2018