Şânîzâde Atâ’ullah Efendi

Şânî Ahmed Dede’nin hafîdi ve Şânîzâde Mehmed Sâdık Efendi’nin oğlu olan Şânîzâde Atâ’ullah Efendi İstanbul’da doğmuş, Hoca İslâm Efendi’den ulûm-ı mütenevvi’a ve Nu’mân Nâ’im Efendi’den ilm-i tıb tahsîl eyledikten sonra H. 1200/M. 1786’da rü’ûs-ı tedrîse nâ’il olmuştur. Ordu kadısı olduğu eyyâmda babasının mâ’iyetinde bulunduktan sonra H. 1208/M. 1794 yılında başladığı müderrislikte, tarîk-i tedrîsi ikmâl ile H. 1 Cum‘ade’l-âhire 1231/M. 29 Nisan 1816’da Eyüp Kadısı olarak ilmiyeye naklolunmuştur.

H. 15 Safer 1235/M. 3 Aralık 1819 tarihinde Sultan Mahmud Hân-ı Sânî’nin irâdesiyle vak’a-nüvisliğe ta’yin edilmiş olan Şânîzâde Atâ’ullah Efendi, bilâhare Evkaf-ı Hümâyûn Müfettişliği’ni de uhdesine almış, ayrıca H. 1237/M. 1821-1822’de de Mekke-i Mükerreme Pâyesi ile taltîf edilmiştir. Ancak Hekimbaşı Behçet Efendi’nin desîsesi ile H. 15 Safer 1241/M. 29 Eylül 1825’de vak’a-nüvislikten azledilmiştir.

H. 1242/M. 1826’da Yeniçeri Ocağı kaldırıldığı esnâda, muhâliflerinin Bektâşîlik isnâdı üzerine arpalığı olan Tire’de ikamete me’mûr edilen Şânîzâde Atâ’ullah Efendi iki ay sonra affedilmişse de, müjdeyi vermek için gelenlerin idâmına dâ’ir haber getirdikleri zannıyla korkuya kapılarak, kalp krizinden vefât etmiş ve kışla civârındaki kabristâna defnedilmiştir.

Cevdet Paşa’nın “ulûm-ı riyâziyye ve tabi’iyyede mâhir ve ilm-i tıbda emsâl-i nâdir, zâtıyla iftihâr olunur bir zât-ı memdûhü’l-me‘âsir” olarak tavsîf eylediği Şânîzâde Atâ’ullah Efendi’nin, musıkî, resim, tarih ve nücûm fenlerinde nâdirü’l-akrân, Fransızca’ya ziyâdesiyle vâkıf, el-sine-i selâsede eş’ar tanzîmine ve inşâya kadir olduğu âsârından nümâyândır. Ayrıca üstâdâne tanbur çaldığı, bî-nâzir sa’at yaptığı, “musavvirlikte behzâd, gâyet tiz dest-sâyâd, ârif, zarif, nâzük ve mütevâzı bir zât” olduğu menkûldür.

Eğitimi esnasında hüsn-i hat tahsîlinden de hâli kalmamış olan Şânîzâde Atâ’ullah Efendi, İsmâ‘il Zühdî Efendi gibi bir hattat-ı mâhirden sülüs ve nesih meşkederek icâzet almıştır. Günümüze ulaşmış olan eserleri, hocasına bî-hakkın lâyık bir hattat olduğuna delâlet etmektedir. Öte yandan vefâtına kadar Mehmed Es’ad Yesârî’den meşketmiş olduğu hatt-ı ta’like daha sonra devam edip etmediği ma’lûm değildir.

 

Şânîzâde Atâ’ullah Efendi’nin Tüm Eserlerini Görmek İçin Tıklayın

 

 

Kaynakça

Kebecizâde; Ayine-i Zürefâ, s. 67; Sicill-i Osmânî, III, s. 479; Tezkîre-i Fatîn, s. 303; Son Hattatlar, s. 62.

 

İsmail Orman, 21 ağustos 2016

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s