Ramazânzâde Abdülkadir Efendi

Ramazân Efendi’nin oğlu olarak, bugün Bulgaristan sınırları içinde bulunan Hacıoğlu Pazarcığı’nda doğmuş olan Ramazânzâde Abdülkadir Efendi, Sultan Mehmed Hân-ı Râbi’in şehzâdesi Mehmed’in evlerinde dünyaya gelmesi nedeniyle, babasının mânsıbla İstanbul’a naklinde beraberinde giderek Enderûn-ı Hümâyûn’a girmiştir. Buradaki tahsîli esnâsında Hâfız Osman’dan aklâm-ı sitte meşkederek icâzet almış ve ardından Dîvân-ı Hümâyûn Kitâbeti’nin hulefâlarından olmuş, senelerce hizmetten sonra tedrîcen hâce rütbesini elde etmiştir.

Hesâp işlerine olan olan vukûfu nedeniyle bir müddet sonra Defter Emîni olan Ramazânzâde Abdülkadir Efendi, ardından Tezkîre-i Evvel ve nihâyet Süvârî Mukabelecisi olmuştur. H. 1120/M. 1708 yılında Cizye Muhâsebeciliği’ne ta’yin edildiği gibi, Kırım Savaşı’ndan sonraki vaziyeti teftiş için müfettiş olarak Azak’a gönderilmiştir. Rus sınırının tashihinde görev alıp avdetinde eski görevine devam etmiş, H. 1126/M. 1714 yılında re’isü’l-küttâb olmuşsa da, üç sene hizmetten sonra, H. 1129/M. 1717 yılında azledilerek memleketi Hacıoğlu Pazarcığı’na sürülmüştür.

Bir müddet sonra affedilerek, tekrar İstanbul’a dönen Ramazânzâde Abdülkadir Efendi, az zaman sonra yeniden Defter Emîni, ardından Defterdâr-ı Şıkk-ı Sâlis ve son olarak Rûz-nâme-i Evvel olmuş ve bu görevde iken H. 1133/M. 1721 senesinde vefât etmiştir. Kaynaklarda bilgili ve olgun bir zât olarak tanıtılmakta olup nesih ve dîvânî kitâbette, özellikle de tuğra tersîminde son derece mâhir olduğu menkûldür. H. Muharrem-1094/M. Ocak-1683’de itmâm eylediği Delâ’ilü’l-hayrât’ının görülmüş olması, evâ’il-i hâlinde müstensihlikle meşgul olduğunu göstermektedir.

 

 

Kaynakça

Tuhfe-i Hattâtîn, ss. 260-261; Sicill-i Osmânî, III, s. 347; Meşhur Hattatlar, s. 128.

 

İsmail orman, 2 aralık 2017

Reklamlar