Mü’minzâde Seyyid Ahmed Hasîb Efendi

Bursa’da dünyaya gelmiş olan Mü’minzâde Seyyid Ahmed Hasîb Efendi, ilk tahsîlini orada tamamladıktan sonra medrese eğitimi almak için İstanbul’a gitmiştir. Müderrisînden Süleyman Efendi’nin halka-i tedrîsine dâhil ve H. 1120/M. 1708-1709 senesinde icâzetini aldıktan sonra hocasına mu’id olmuştur. Bu esnâda hatt-ı ta’lik meşkederek icâzet almışsa da hocasının kimliği tesbit edilememiştir.

Şeyhü’l-islâm ebu-İshâk İsmâ‘il Efendi’nin H. 1129/M. 1716-1717 senesinde tertîb eylediği imtihânda başarılı olarak Esediyye Medresesi’nin müderrisliğine ta’yin edilmiş olan Mü’minzâde Seyyid Ahmed Hasîb Efendi, hayli müddet burada ve daha sonra başka medreselerde tedrîs-i ilimle meşgul olmuştur. Bu arada Ketânîzâde Alî Efendi’den sülüs ve nesih meşkederek icâzet almıştır.

H. 1148/M. 1735 senesinde Bosna Kadısı olarak ilmiyye zümresine dâhil olan Mü’minzâde Seyyid Ahmed Hasîb Efendi, daha sonra sırasıyla Tokat, Kayseri ve ardından Manisa’da görev almış, buradan azledildikten sonra İstanbul’a dönmüştür. H. 1166/M. 1755 senesinde bu hâl üzere iken vefât etmiştir. Nereye gömüldüğü hakkında bir bilgiye ulaşılamamıştır

Te’lif sahasında da bir hayli fa’âl olan Mü’minzâde Seyyid Ahmed Hasîb Efendi’nin Silkü’l-le‘al-i Âl-i Osman adlı manzum tarihçesinin ta’likle yazdığı nüshâsı Hâlet Efendi Kütüphânesi’nde(596), Edirne Vak‘ası’nı anlattığı Ravzatü’l-küberâ adlı eserinin yine ta’likle yazdığı nüshâsı(1437) ise Murad Molla Kütüphânesi’ndedir. Ayrıca İstanbul dergâhlarını tanıttığı Dergeh-nâme adlı bir eseri daha vardır.

Hekimoğlu Alî Paşa’nın H. 15 Safer 1155/M. 21 Nisan 1742 tarihinde yeniden sadârete ta’yini münâsebetiyle söylenmiş kasîde ve gazeller ile tebrikleri cem’eylediği Mecmu’a-i Tevârih’in mü’ellif hattı nüshâsı Es‘ad Efendi Koleksiyonu’ndadır.(3388) Arada kendi eş‘arının da bulunduğuna bakılırsa, şi’ir ile de meşgul olduğu anlaşılan Ahmed Hasîb Efendi’nin, Kastamonu İl Halk Kütüphânesi’nde H. 1141/M. 1728-1729 tarihli risâle mecmu’ası(548) Ankara’daki Millî Kütüphâne’de de H. 1155/M. 1742 tarihli Mirzazâde Ahmed Meylî Efendi’nin Terceme-i Vefâ adlı eseri bulunmakta olup her ikisi de ta’likle muharrerdir.

Kaynakça

İsmail Orman, 7 aralık 2017

Reklamlar