Mîr Mustafa bin Hüseyin Paşa

Defterdârândan Küçük Hüseyin Paşa’nın oğlu olarak İstanbul’da doğmuş, babasının kefâleti ile Enderûn-ı Hümâyûn’a alınmıştır. Buradaki tahsîli esnâsında Hocazâde Mehmed Enverî Efendi’den sülüs ve nesih meşkederek icâzet almıştır. Eğitimini tamamladıktan sonra bazı küçük hizmetlerde bulunan Mîr Mustafa bin Hüseyin Paşa, daha sonra hâcegân rütbesi ile silâhdâr kâtibi olarak Enderûn-ı Hümâyûn’dan çerâğ edilmiştir.

Çorlulu Alî Paşa’nın takdîrini kazanmakla, sadârete ta’yininde tezkîre-i evvel nasbedilen Mîr Mustafa bin Hüseyin Paşa, azilden sonra başka me’mûriyetlerde istihdâm edilmiş ve Şehîd Alî Paşa zamanında da def’aten aynı görev ta’yin edilmiştir. H. 1127/M. 1715 senesinde paşanın mâ’iyetinde Mora Seferi’ne iştirâk etmişse de, burada iken felç geçirmiştir. Üç seneye karîb bu hâlde kaldıktan sonra H. 1131 senesi Rebi’ü’l-âhir’inde(M. Mart-1719) vefât etmiş ve Çenberlitaş’taki Koca Sinan Paşa Medresesi hazîresine defnedilmiştir.

Zamanın nâmlı şu‘arâsından olup müretteb dîvânı bulunan Mîr Mustafa bin Hüseyin Paşa, daha ziyâde na’t yazdığından “Na’tî” lâkabıyla tanınırdı. Ayrıca Cevrî İbrâhim Çelebi’nin Cehâr-ı Yâr-ı Güzîn Hilyesi’ni aşere-i mübeşşereye tekmîl eydiği gibi, Amâlî Kasîdesi’ne de tahmîs yazmıştır. Hüsn-i hattaki kudreti ma’lûm olmakla beraber numûnesine tesâdüf edilememiştir.

 

 

 

İsmail Orman, 25 ağustos 2017

Reklamlar