Mîr İbrahim Nâşid Efendi

Kapudân-ı Deryâ Dâmâd Râtib Ahmed Paşa’nın birâderi İbrahim Efendi’nin oğlu olarak H. 1161/M. 1748 senesinde İstanbul’da dünyaya gelmiş olan Mîr İbrahim Nâşid Efendi, babasının vefâtı üzerine küçük yaşta olduğu hâlde Enderûn-ı Hümâyûn’a alınmıştır. Burada iyi bir eğitim aldığı gibi, “hüsn-i hatt ü kitâbet ve zekây-ı vezn-i tabi’ât, zât-ı bî-akrân” olduğunu ısbât eylemiştir.

Aklâm-ı sitteyi Kadıköylü Mehmed Efendi’den de meşkederek H. 1170/M. 1756-1757 senesinde “izn ü icâzet-i vaz’-ı lafza-i ketebeye” nâ’il olan Mîr İbrahim Nâşid Efendi’nin, ta’likden de icâzet almış olduğu bilinmekteyse de, hocasının kimliği tesbit edilememiştir.

Enderûn-ı Hümâyûn’da bazı küçük me’mûriyetlerde bulunduktan sonra Sultan Mustafa Hân-ı Sâlis’in mâbeyncilik hizmetiyle Bîrûn’a çerâğ edilen Mîr İbrahim Nâşid Efendi, bu eyyâmda Sadrazâm Osman Paşa’ya dâmâd dahi olduğundan, H. 1187/M. 1773’te kapıcıbaşılıkla saraydan çerâğ edilmiştir. Bundan kısa bir müddet sonra da, Yenişehr-i Fenâr Mevleviyyeti’ne nâ’il olarak, ilmiyye sınıfına dâhil edilmiştir.

Sultan Selîm Hân-ı Sâlis’in H. 1203/M. 1789’daki cülûsunu müte’akib Emine Sultan’ın kethüdâlık hizmetine ta’yin edilen Mîr İbrahim Nâşid Efendi, bu görevde iken H. 1206/M. 1791’de vefât etmiş ve Ayazma Cami hazîresine defnedilmiştir. Tatlı dili ve hoş-sohbeti ile ma’rûf, derviş-meşreb bir zât olup bi’l-hassa şi’ir ve inşâdaki mahâreti meşhurdur. Dest-i hattı ile muhârrer olduğu sanılan Dîvân’ı Topkapı Sarayı Müzesi Kütübhânesi’nde olup aşağıdaki ebyât oradandır:

Berg ü bâr-ı lutfunu görsün dil-i üftâdegân

Ey nihâl-i nâz-perverdem kerem kıl sâye çek

Dâd-ı Hak’la göstertir yüz şâhid-i matlab yine

Sübha-i a’mâli zâhid sen kuru gavgâya çek

Kâkülünden ol mehün düşdükçe tel çek ey gönül

Çünki kârun misk ü anberdür senün sermâye çek

Nâşid erbâb-ı ma’ârifden olup tanzîr-cû

Böyle bir tarh-ı nevi ser-nâme-i imlâya çek

Hüsn-i hatta da vaktinin önde gelen hattatları arasında olduğu nakledilen Mîr İbrahim Nâşid Efendi, bilhassa Tuhfe-i Hattâtîn mü’ellifi tarafından bir hayli övülmüş ve yazıda Büyük Derviş Alî, Nefeszâde Seyyid İsmâ’il Efendi ve Usturacızâde Mehmed Şehrî Efendi gibi üstâdlardan aşağı kalmadığı beyân edilmiştir. Buna mukabil âsârına tesâdüf edilmemiştir.

 

 

 

Kaynakça

Tuhfe-i Hattâtîn, ss. 27-29; Hat ü Hattâtân, ss. 87-88; Türk Hattatları, s. 177.

Reklamlar