Mehmed Şevket Vahdetî Efendi

Türk hat san’atının son devirdeki nâmlı hattatlarından biri olan Vahdetî Efendi’nin asıl ismi Mehmed Şevket’tir. Tekirdağ Mutasarrıfı iken vefât eden hâcegân-ı Dîvân-ı Hümâyûn’dan Hacı Nûrî Efendi’nin oğlu olarak H. 1249/M. 1833 yılında İstanbul’da doğdu. Onüç yaşında iken babasının vefâtı üzerine ailece darlığa düştüklerinden, ondört yaşında olduğu hâlde Dîvân-ı Hümâyûn’a kabul edilip Mühimme Kalemi’nde istihdâm olundu.

ismail orman-hattatlar-sofası
Mehmed Şevket Vahdeti Efendi’nin Son Hattatlar’da neşrolunan Resmi
Buradaki mesâ’îsi esnâsında, Türk hattatları meyânında iştihâr edeceği “Vahdetî” mahlâsını ittihâz eden Mehmed Şevket Efendi, bir müddet sonra Şeyhü’l-islâm Ebû’s-su’ud Efendi ahfâdından İsâzâde Mehmed Sa’deddîn Efendi’nin kızı ile evlendirildi. Bu esnâda Ayasofya Cami ders-i âmlarından Osmân Recâ’î Efendi’nin dersine müdâvemetle H. 1277/M. 1860/1861 senesinde icâzetnâme aldı.

Genç yaşına rağmen hüsn-i hatta ibrâz eylemiş olduğu kudrete istinâden Mühimme Kalemi’nde menşûr-nüvislik vazîfesi neredeyse tamamen uhdesine kalmış olan Mehmed Şevket Vahdetî Efendi, Süleyman Şevket Paşa’nın vezâret menşûrunu celî dîvânî ile her satırını bir başka renk altınla yazarak hüsn-i hattaki iktidârını gösterince, Sadrâzam Mustafa Reşîd Paşa’nın iltifâtına nâ’il olarak Teşrifâtî-i Dîvân-ı Hümâyûn Nişân Kalemi’ne me’mur ve rütbe-i sâniye ile tevcîh edilmiştir.

Ayrıca Habîb Efendi’nin Hat ü Hattâtân’da naklettiğine göre, H. 1278/M. 1861 senesinde, Sultan Abdülazîz’in cülûsunda tuğrasını tanzîm ederek huzur-ı hümâyûna takdîm eylemiş, bâdemâ tuğranın o resme tevfîkan keşîdesine irâde-i seniyye sadr olunca Mehmed Şevket Vahdetî Efendi’ye 500 lira atiyye ihsân buyurulduğu gibi beşinci rütbeden Mecîdî Nişânı tevdi’ edilmiştir. Buna istinâden evrâk-ı sahîha yerine kullanılacak olan pullara ait kalıpların yapımı ile görevlendirilen Mehmed Şevket Vahdetî Efendi, H. 1280/M. 1863 senesinde Paris’e giderek uhdesine tertib olunan vazifeyi ifâ eylemiştir. Ayrıca burada bulunduğu esnâda İmparator III. Napolyon’a “Louis Napoleon” ve imparatoriçeye de “Eugenie” isimlerini şifre hattıyla ile işlediği kol düğmeleri takdîm edince, imparatordan mazhâr-ı iltifât görmüş olduğu menkuldür.

Ertesi senenin başlarında memlekete avdet eden Mehmed Şevket Vahdetî Efendi, tedâvüle çıkarılacak umûmî tahvilleri tertîb etmek vazîfesi ile aynı senenin sonlarında yeniden Paris’e gitmiştir. Bir müddet burada kaldıktan sonra ka’imelerin klişelerinin hazırlanması için Londra’ya gitmiş ve görevini ifâ ettikten sonra H. 1283/M. 1866 senesinde avdet eylemiştir. Osmanlı İmparatorluğu’nun ilk kâğıt paraları olan bu banknotlar, hutut-ı mütenevvi’adaki kudretinin gerçek birer numûnesi olmuşlardır.

Ancak Avrupa’da geçirdiği zaman zarfında müptelâ olduğu serkeşâne yaşam tarzını avdetinden sonra da devam ettirmesi nedeniyle siroza tutulan Mehmed Şevket Vahdetî Efendi, H. 22 Muhârrem 1288/M. 13 Mart 1871 tarihinde, henüz 38 yaşında olduğu hâlde vefât etmiş ve zevcesinin ceddi olan Ebû’s-su’ud Efendi’nin Eyüp’teki kabrinin civârına defnedilmiştir. Öleceğini anlayınca mezartaşı kitâbesini bizzat kendisi hazırlamış olup şu sözler muharrerdir:

Evlâd-ı Ebû’s-su’ûd’dan ve mevâlî-i a’zâmdan İsâzâde Sa’deddîn Efendi merhûmun dâmâdı, Teşrifâtî-i Dîvân-ı Hümâyûn Kalemi hulefâsından ve erbâb-ı ma’arifden hattat merhûm ve mağfûrünleh Mehmed Vahdetî Efendi rûhu içün Fâtihâ. Fî sene 1298. Ketebehü Vahdetî.

Mezarının önündeki pencere üzerinde de Nâmık Kemâl Bey’in tertîb ettiği kitâbe bulunmaktadır ki, metni şudur:

Bu zâviyye-i vahdeti inzivâhâne-i sükûn eden Mehmed Şevket Vahdetî ki, şirâze-bend-i silsile-i şeyh-i imâdî idi. Hutût-ı islâmiyyede asrının Şeyh ve İmâd’ı idi. 1249 sene-i hicriyyesinde ta’lim-hâne-i hayata vurûd eyledi. 1298 senesinde itmâm-ı felâket-nâme-i vücûd eyledi. Müddet hitâma erince gerek nev-cîvân ol, gerek pîr-i zebûn.

Nâmık Kemâl Bey’in de beyân ettiği üzere, hüsn-i hatta zamanın “Şeyh”i addolunmağa bî-hakkın lâyık olup “hutût-ı İslâmiyye’nin onsekiz nev’inden herbirine vâkıf” idi. Hüsn-i hattı sıbyân mektebinde okurken, mektebin hüsn-i hat mu’allimi Sâlih Ferdî Efendi’den meşk edip H. 1262/M. 1846 yılında icâzet almış olan Mehmed Şevket Vahdetî Efendi, daha sonra Eyyûbî Mehmed Râşid Efendi’ye devam etmiştir. Ondan da mücâz olduktan sonra tekemmül için Kazasker Mustafa İzzet Efendi’ye müraca’at etmiş ve ondan da bir hayli feyz almıştı. Ayrıca Dîvân-ı Hümâyûn’daki mesâ’îsi esnâsında da ebu-Bekir Nâsıh Efendi’den dîvânî meşketmiş idi.

Mustafa Râkım Efendi’nin tavrını benimsediği celî sülüste mahâret-i kâmileye hâ’iz olduğuna Ayasofya ve Nûr-ı Osmâniye camileri ile Nallı Mescit’te ve Bursa’daki Ulu Cami’de bulunan âsârı şahâdet eylemektedir. Ayrıca Zeynep Kâmil Türbesi’nde H. 1281/M. 1864-1865 tarihli celî sülüs “Kelime-i Tevhid” levhâsı(env. no: 53), Yahyâ Efendi Türbesi’nde de H. 1280/M. 1863/1864 tarihli sülüs kıtası(env. no: 190) bulunmakta olup Merkez Efendi Türbesi’nin kubbesindeki yazı ile kayınbabasının ve Edirnekapısı’nda Emir Buhârî Dergâhı’nda medfûn Hoca Abdülkerîm Efendi’nin kızı Hesna Hanım’ın mezartaşı kitâbeleri ile Cerrahpaşa’da Kargı Sokağı’ndaki çeşmenin inşâ kitâbesi de onun dest-i hattıdır.

Hüsn-i hattın haricinde sanâyi’-i nefîsenin ekserinde yed-i tûlâ sahibi üstâdândan olan Mehmed Şevket Vahdetî Efendi’nin, katı’lık, ressamlık ve hâkkâklıktaki mahâreti de dillere destân idi. Sadr-ı esbâk Yusuf Kâmil Paşa ve zevcesi Zeyneb Hanımefendi’nin Üsküdar’daki türbelerinde bulunan kumaş üzerine katı’ tekniği ile “Allahu Vahdehu” yazılı H. 1283/M. 1866/1867 tarihli levhâ(env. no: 55) ile Sultan Abdülazîz Han için zümrüt üzerine hakkettiği mühr-i hümâyûn, bu sanatlardaki mahâretinin şâhididir.

Bunlardan başka musikîde de mâhir olduğu ve bilhassa kanun çalmakta üstâdı Ömer Efendi’yi aştığı menkûl olan Mehmed Şevket Vahdetî Efendi’nin bu kadar san’at ve mahârete rağmen “ıyş ü işret ve sâ’ir keyfiyet ile vücûdunu rahne-dâr etmesi” şâyân-ı te’essüftür. Zirâ daha uzun müddet yaşayabilseydi, Türk hat san’atında daha da mümtâz bir mevki elde edeceği şüphesizdi. Cenâb-ı gaffâru’z-zünûb onun ve cümlemizin taksirâtını, şef’iü’l-müznibîn hurmetine afv ü mağfiret buyursun, âmin!..

 

Mehmed Şevket Vahdetî Efendi’nin Tüm Eserlerini Görmek İçin Tıklayın

 

 

Kaynakça

Sicill-i Osmanî, IV, s. 605; Türk Hattatları, ss. 212-213; Hat Sanatı Tarihi, ss. 80, 139, 195; Meşhur Adamlar, ss. 141; BOA, A.}DVN.MHM. 35/79; BOA, İ..MMS.27/1193; BOA, İ..HR..207/11953; BOA, A.}MKT.MHM.304/9; BOA, İ..DH..549/38209.

 

İsmail Orman, 6 mayıs 2016

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s