Mehmed Giridî

Girit Adası’nın fethinden sonra devşirilen Rum asıllı çocuklardan olan Mehmed Efendi, Galata Sarayı Ocağı’ndaki tahsîli esnâsında Hâfız Osman’dan sülüs ve nesih meşkederek icâzet almıştır. Âsârına koymuş olduğu ketebeye istinâden hattâtîn meyânında “Mehmed Giridî” ismiyle iştihâr eylemiş olan hattatımız, daha sonra Ağakapılı İsmâ‘il Efendi’den de müstefiz olarak hüsn-i hatta tekemmüle ulaşmıştı.

Galata Sarayı’ndaki eğitimini tamamladıktan sonra Yeniçeri Ağası’nın mâ’iyetine katılıp senelerce müezzinlik hizmetinde bulunan Mehmed Giridî, ocağın ihtiyârlarından iken teka‘üde sevkledilmiş ve uzun müddet hasta yattıktan sonra H. 1165/H. 1752 yılında bir hayli yaşlı olduğu hâlde vefât etmiştir. Edirnekapısı civârına defnedilmiş olan hattatın mezartaşı kitâbesi İbrahim Nâmık Efendi tarafından yazılmıştır.

Her haliyle bir hattat gibi yaşamış olan Mehmed Giridî, Hâfız Osman tarzında ibrâz eylemiş olduğu kudret sâyesinde tâlibân meyânında da bir hayli rağbet görmüştür. Yüzlerle ifâde edilen tilmizleri arasında Usturacızâde Mehmed Şehrî Efendi, Hüseyin Ârifî Efendi, Mehmed Behçet Efendi, Kara Mehmed Efendi ve Osman bin Hasan ilk akla gelenlerdir.

 

Mehmed Giridî’nin Tüm Eserlerini Görmek İçin Tıklayın

 

 

Kaynakça

Devhâtü’l-küttâb, ss. 110-111; Tuhfe-i Hattâtîn, s. 488; Kebecizâde; Hat ü Hattâtân, s. 151; Türk Hattatları, s. 150; Meşhur Hattatlar, ss. 128, 143; Portakal Sanat ve Kültür Evi, 4 Aralık 2011, s. 176.

 

İsmail Orman, 25 ocak, 2017

Reklamlar