Mahmud Es‘ad Efendi

Trabzon’daki Mûsâ Paşa Cami imâmı ve mütevellîsi Mîrzâde Hasan Rüşdî Efendi’nin oğlu olarak H. 1272/M. 1855-1856’da dünyaya gelmiş olan Mahmud Es‘ad Efendi, babasından Kur‘ân-ı Kerîm’i hıfz ve mukaddimât-ı ulûmu tahsîl etmiştir. Ayrıca beldesinin meşhur hattatlarından olan babasından, birâderleri Mehmed Râşid ve Hâfız Mehmed Râsim efendiler gibi sülüs ve nesih meşkederek icâzet almıştır.

Daha sonra tahsîlini tamamlamak üzere İstanbul’daki ağabeylerinin yanına giden Mahmud Es‘ad Efendi, burada Rizeli Mânizâde Mehmed Ferhâd Efendi’nin Süleymâniyye Cami’ndeki dersine devam ederek 1882’de müretteb ilimlerden icâzet almıştır. Hemen sonra rü’ûs imtihânını kazanarak Bâyezid Cami’nde derse çıkmağa başlamış, ayrıca Kadırga’daki Gevherhân Sultân ve ardından Haseki’deki Bayrâm Paşa medreselerinin müderrisliklerine ta’yin edilmiştir.

Bunlara ilâve olarak bazı askerî meclislerin âzalığında bulunan Mahmud Es‘ad Efendi, H. 1320/M. 1902’de Hac fârizasını yerine getirmiş, döndükten bir müddet sonra da, Sultân Abdülhamîd tarafından huzur dersi muhatâblarından olmuştur. Sultan Mehmed Reşâd zamanında da huzur derslerine iştirâk etmiş ve dördüncü rütbeden Mecîdî ve Osmânî nişânlarına nâ’il olduğu gibi, ilmî rütbesi de hareket-i dâhile terfi’ etmiştir.

Huzur derslerine son olarak 1333 senesi Ramazân’ında üçüncü derse kadar iştirâk etmiş ve daha sonra mâhrec pâyesi ile Trabzon’a gönderilmiştir. Mûsâ Paşa Cami’nin mütevellîliği ile meşgul iken Trabzon’un Ruslar tarafından işgâl edilmesi üzerine Merzifon’a nakl-i mekân eyleyen Mahmud Es‘ad Efendi, H. 3 Rebi’ü’l-âhir 1335/M. 27 Ocak 1917 tarihinde orada vefât etmiştir. Şâzelî Târikatı’nın müntesiblerinden ve Nakşibendî Târikatı’nın Hâlidiyye kolundan Gümüşhânevî Şeyh Ahmed Ziyâ’eddîn Efendi’nin hâlifelerinden ehl-i dîn bir zât idi.

Babası Mîrzâde Hasan Rüşdî Efendi’den sülüs ve nesih dersleri almış olan Mahmud Es‘ad Efendi, İstanbul’a gittikten sonra da ağabeyi Hâfız Mehmed Râsim Efendi’den yeniden sülüs ve nesih dersleri almış, ayrıca ta’lik meşketmiştir. Türk ve İslâm Eserleri Müzesi’nde bulunan H. 1306/M. 1888-1889 tarihli Mehmed Es‘ad Muhlîs Paşa’nın Dîvân’ı (2027) ile Atatürk Kitaplığı’ndaki Terceme-i Hâl-i Niyâzî-i Mısrî adlı eseri(1668) müstensihlikle de meşgul olduğuna işaret etmektedir. Şerh-i Du’ay-ı Esmâ’i’l-elf ve Havas adlı eseri de Kahire’deki Dârü’l-kütûbi’l-mısriyye’de bulunmaktadır.(Tal‘at 549)

Boş kaldıkça eczây-ı şerîfe istinsâhı ile meşgul olduğu bilinen Mahmud Es‘ad Efendi’nin, H. 1303, H. 1307 ve H. 1315 tarihli celî sülüs levhaları özel koleksiyonda, tarihsiz celî sülüs levhası ise Sakıp Sabancı Müzesi’ndedir(473). Trabzon’da da birçok levhâ ve kitâbesi bulunmakta olup Hisâr Cami’nin mihrâbındaki âyet-i celîle, Hâtuniyye ve İskender Paşa camilerindeki ism-i Celâl ve ism-i Nebî ile Çâr-yâr-ı Güzîn’in ve Hasaneyn’in mübârek isimleri bu cümledendir. Ayrıca tuğra tersîminde de mâhir olduğu anlaşılmaktadır.

 

 

 

Kaynakça

Son Hattatlar; SDOU, II, ss. 311-312; Nişantaşı Müzayede, 17 Ekim 2012, s. 64-65, 171.

 

 

İsmail Orman, 25 mayıs 2018

Reklamlar