Küçük Beşîr Ağa

Habeşî asıllı olan Küçük Beşîr Ağa küçük yaşta alındığı Topkapı Sarayı, Karaağalar Dâ’iresi’nde İslâmî usûllere göre yetiştirilmiştir. Kendinden önce yaşayan aynı isimle ma’rûf karaağalardan dolayı “Küçük Beşîr” lâkabı ile anılmıştır. Bazı küçük me’mûriyetlerin ardından lala olarak Şehzâde Sultân Mahmud’un hizmetine verilmiş ve şehzâdenin eğitiminde önemli bir rol oynamıştır. Ancak ikbâlini açan vak‘a, şehzâdenin cülûsuna vesîle olan kalkışma olmuştur.
Alemdâr Mustafa Paşa’nın Sultan Selîm Hân-ı Sâlis-i tekrar tahta çıkarmak amacıyla başlattığı harekette, Şehzâde Mahmud’un canına kastedilmesine mâni olanlar arasında bulunan Küçük Beşîr Ağa, bu hizmeti nedeniyle cülûsun ardından musâhib-i şehriyârî zümresine alınmış, H. 1234/M. 1819’da Hazîne-i Hümâyûn vekîli ve H. 1 Rebi’ü’l-âhir 1241/M. 13 Kasım 1825 tarihinde de Ser-hazîn-i Şehriyârî mansıblarına nâ’il olmuştur.
Senelerce hizmetinde kaldığı Sultân Mahmud Hân-ı Sânî’nin H. 1255/M. 1839 senesindeki vefâtından sonra teka’üde sevkedilerek, ma’lûl saraylıların inzivâsına tahsîs edilen Üsküdar’daki Ayazma Sarayı’na gönderilen Küçük Beşîr Ağa, son zamanlarını burada geçirdikten sonra, H. 1 Cemâziye’l-evvel 1258/M. 10 Haziran 1842 tarihinde vefât etmiştir. Sarayın hemen yanında bulunan Ayazma Cami’nin hazîresinde medfûndur.
Karaağalar Dâ’iresi’ndeki eğitimi esnâsında Kebecizâde Mehmed Vasfî Efendi’den sülüs ve nesih meşkederek icâzet almış olan Küçük Beşîr Ağa, lala olarak Şehzâde Sultân Mahmud’un hizmetine verildiğinde, hüsn-i hat hocası olarak kendi hocasının ta’yinini sağladığı bilinmektedir. Geleneksel usûlden farklı olarak mektup yoluyla gerçekleştirilen bu ta’limde, şehzâdenin meşklerini Kebecizâde’ye ulaştırma görevini üstlenmiş olan Küçük Beşîr Ağa’nın hâmîsi gibi değerli bir hattat olduğu nakledilmekteyse de, yazısına tesâdüf edilmemiştir.

Kaynakça
Kebecizâde; Sicill-i Osmânî, II, s. 21; Asırlar Boyunca Üsküdar, I, s. 89.

İsmail Orman, 7 mart 2017

Reklamlar