Ketânîzâde Alî Efendi

Ketenciler Kethüdâsı Mehmed Efendi’nin oğlu olarak İstanbul’da dünyaya gelen Ketânîzâde Alî Efendi, sülüs ve nesihi ağabeyi Mustafa Efendi ile birlikte Hablî Hüseyin Efendi’den meşkederek, H. 1137/M. 1725 senesinde icâzet almıştır. Buna mukabil yazıda Mustafa Dede tarzını ihtiyâr eylemiştir. Öte yandan tuğra tersîminde de mâhir oluşu, resmî kitâbete de çalıştığını göstermekteyse de, ömrü boyunca resmî bir vazîfeye girmemiştir.

Hattatlığı yanında, zamanın nâmlı kemânkeşlerinden olan Ketânîzâde Alî Efendi’nin musıkîye de âşinâ olduğu bilinmektedir. Kariye Cami civârındaki hânesinde yazı ile meşgul iken H. 1192/M. 1778 senesinde sarılıktan muzdariben vefât etmiştir. Kaynaklarda dost canlısı ve ehl-i keyf bir zât olarak tanıtılmıştır.

Hafta günlerinde tâlib olanlara hanesinde meşk veren Ketânîzâde Alî Efendi’nin Hatibzâde İbrahim Efendi, Hocazâde Mehmed Efendi, Mehmed Alî Efendi, Mü’minzâde Seyyid Ahmed Hasîb Efendi ve Yek-dest Hüseyin Efendi adlı tilmizleri tesbit edilmiştir.

 

 

Kaynakça

Devhatü’l-küttâb, s. 112; Tuhfe-i Hattâtîn, s. 172; Hat ü Hattâtân, s. 124; Türk Hattatları, s. 174.

 

İsmail Orman, 7 aralık 2017

Reklamlar