Kasım Gubârî

Türk hat sanatının ma’ruf simâlarından olan Kasım Efendi aslen Diyarbakırlı olup nesebi Hazret-i Muhammed’e kadar uzandığı için “Seyyid” ünvânına sahip idi. Ancak bir pirinç tanesine İhlâs Sûresi’ni yazabilecek kadar hatt-ı gubârîde mahâret sahibi olduğu için, hattâtîn meyânında o lâkabla anılmış ve tarihe Kasım Gubârî ismiyle geçmiştir. İptidâ’î eğitimini memleketinde ikmâl eyledikten sonra medrese tahsîli için İstanbul’a gitmiş, buradaki eğitimini de tamamladıktan sonra evvelâ mülâzımete nâ’il olup daha sonra müderris olarak sahn tedrîsine dâhil olmuştur. 

Nice zaman tedrîs-i ilimle meşgul olduktan sonra kat’-ı merâtib ile Süleymâniye Müderrisliği’ne yükselen Kasım Gubârî, H. 1027/M. 1616 yılında da nakîbü’l-eşrâf nasbedilmiştir. Bu münâsebetle muhiblerinden Şâ’ir Hâşimî şu tarihi düşmüştür:

Kasım Efendi şimdi nakîb oldu izzetle (1027)

Bilâhare ilmiyye kadrosuna geçip evvelâ Mekke ve ardından da İstanbul pâyelerini elde etmiş olan Kasım Efendi, H. 1034 senesinin Cemâziye’l-âhir ayında (Mart-1625) vefât etti. Eyüp’te Hazret-i Hâlid Türbesi’nin arka kısmındaki hazîrede medfûn olan Kasım Gubârî, muhibleri ve teşerrüf edenler tarafından, ilminin genişliği ve dilinin letâfeti ile yâd edilmiştir.

Medrese tahsîline devam ettiği eyyâmda hüsn-i hatta alâka duyup Şeyh Hamdullah’ın dâmâdı ve aynı zamanda tilmiz-i hâsı olan Şükrullah Halife’nin şâkirdânından Şerîf Seyyid Abdullah Efendi’den aklâm-ı sitte dersleri almış olan Kasım Gubârî, Şeyh Hamdullah ekolü aklâm-ı sittede üstâd-ı bî-nâzir, sülüs celîsinde de devrinin yegânesi idi. Her ne kadar hatt-ı gubari ile yazılmış eserine tesadüf edilememişse de, beş beyitlik bir gazeli pirinç tanesine yazarak, devrin sadrâzamın hediye ettiğinin mervi olması, kudretini izaha kafidir.

Celi sülüsteki kudretine istinâden, Sultan Ahmed Hân-ı Evvel tarafından büyük bir şevkle inşâ ettirilmiş olan caminin yazılarını yazma şerefine na’il olan Kasım Gubârî, caminin inşâ kitâbesinin yanısıra avlu ve cümle kapıları bâlâlarında mermer üzerine hâkkedilmiş âyetler, hadisler ve evrâd-ı şerîfleri kaleme almış, taçkapı önünde bulunan kemer üzerindeki kitâbeye de ketebesini koyarak, ismini bu abidevî yapı ile birlikte ölümsüzleştirmiştir.

 

Kasım Gubârî’nin Tüm Eserlerini Görmek İçin Tıklayın

 

 

Kaynakça

Sicill-i Osmânî, IV, ss. 48-49; Türk Hattatları, s. 93; Hat Sanatı Tarihi, s. 108; Hat ü Hattâtân, s. 131; Tuhfe-i Hattâtîn, ss, 367; Eyüplü Hattatlar, ss. 172-173.

 

İsmail Orman, 22 nisan 2016

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s