Kaşıkcızâde Alî Efendi

Kaşıkcıbaşı Mustafa Efendi’nin oğlu olarak İstanbul’da doğmuş olan Alî Efendi, babasına nisbetle “Kaşıkcızâde” künyesiyle iştihâr eylemiştir. Eğitimi esnâsında hüsn-i hatta ilgi duyup Tophânevî Mahmud Efendi’den sülüs ve nesih meşketmeğe başlamış, onun vefâtından sonra da Büyük Derviş Alî’ye devam ederek icâzet almıştır.

Ağakapılı İsmâ‘il Efendi’den de müzâkere yoluyla istifâde ederek, bilhassa Şeyh Hamdullah tarzı hatt-ı nesihte tekemmüle ulaşan Kaşıkcızâde Alî Efendi, daha ziyâde Kur‘ân-ı Kerîm istinsâhı ile ilgilenmiş ve nice mesâhif-i şerîfe vücûda getirmiştir. Ancak bunlardan herhangi bir numûne günümüze intikal etmemiştir.

Ayrıca Hâfız Osman tarzında hilye-i sa‘adet tertîbinde de mâhir olan Kaşıkcızâde Alî Efendi’nin, bunları devrin ileri gelen ricâl ve ulemâsına hediye ettiği menkûldür. H. 1103/M. 1691-1692 senesinde bir gece rûyâsında Hazret-i Muhammed’i gördüğü, kendisinden celî bir hilye-i sa‘adet yazmasını isteyen Resûl-allah’ın arzusunu yerine getirmek üzere çalışmağa başladıktan bir müddet sonra vefât ettiği mervîdir.

Neşretmiş olduğumuz sülüs meşk levhâsı, belki de Resûl-allah’ın huzurunda itmâma muvaffâk olduğu o nüshâ-i mübârekenin meşklerindendir.

 

Kaşıkcızâde Alî Efendi’nin Tüm Eserlerini Görmek İçin Tıklayın

 

 

Kaynakça

Devhâtü’l-küttâb, ss. 106-107; Tuhfe-i Hattâtîn, ss. 328-329; Türk Hattatları, s. 107; Meşhur Hattatlar, s. 118.

 

İsmail Orman, 20 aralık 2016

Reklamlar