İbrahim Râsih Efendi

Meşhur tamburi Mehterbaşı Osman Ağa’nın oğlu olarak İstanbul’da doğan İbrahim Râsih Efendi, babasının himmetiyle alındığı Enderûn-ı Hümâyûn’da tahsîl ve terbiye gördü. Buradaki eğitimi esnâsında babasından ve diğer hânendelerden mûsıkî dersleri aldığı gibi, “Du’acı Şeyh” lâkabıyla anılan Derviş Ahmed Efendi’den de aklâm-ı sitte meşkederek icâzet aldı. Eğitimini tamamladıktan sonra Enderûn-ı Hümâyûn’da bazı küçük me’mûriyetlerde bulundu.

Mûsıkîdeki yeteneği sâyesinde Sultan Mahmud Hân-ı Sânî’nin dikkatini çekerek hânendeleri arasına dâhil olan İbrahim Râsih Efendi, tedrîcen ser-hânendeliğe terfi etti. H. 1234/M. 1819 senesinde peşkîr ağası ve ardından anahtar ağası olup 1236 senesi Rebi’ü’l-âhir’inde (Ocak-1821) rikabdâr-ı şehriyârîliğe ta’yin edildi. 1238 senesi Safer’inde(Ekim/Kasım-1822) çukadâr-ı şehriyâri olduysa da, ertesi sene Harameyn Muhâsebecisi pâyesi ve Hüdâvendigâr Livası ze’ameti ile saraydan çerâğ edildi.

Bu hâl üzere iken H. 1253/M. 1837-1838 senesinde vefât ederek Rumelihisarı Mezarlığı’na defnedilen İbrahim Râsih Efendi’nin bilhassa mûsıkî sahasında şöhret sahibi olmakla beraber, şi’ir ile de meşgul olduğu nakledilmektedir. Ayrıca hüsn-i hatta da mâhir olduğu bilinmekteyse de, yazısına tesâdüf edilememiştir.

 

Kaynakça

Kebecizâde; Sicill-i Osmânî, II, s. 348; BTMA, II, s. 167.

 

 

İsmail Orman, 5 temmuz 2017

Reklamlar