Hüseyin Hüsnî Efendi

Şehzâde Cami türbedârlarından Hacı Sâlih Efendi’nin oğlu olarak İstanbul’da dünyaya gelen Hüseyin Hüsnî Efendi, Harputî Mehmed Sâdık Efendi’den aklâm-ı sitte meşkederek H. 1280/M. 1863-1864 senesinde icâzet almıştır. Tahsîlini ikmâl eyledikten sonra, H. 1285/M. 1868’de mülâzemetle Dîvân-ı Muhâsebât-ı Mâliyye Mazbata Odası’na girmiş, H. 1287/M. 1870’te de Teftîş-i Muhâsebât-ı Mâliyye Odası’na nakledilmiştir.

H. 1289/M. 1872’de nakledildiği Bâb-ı Ser-askerî Topçu Dâ’iresi Muhâsebe Kalemi’nde 18 sene müstahdem kaldıktan sonra Hazîne-i Mâliyye’de Muhâsebe-i Merkeziyye Kalemi’ne geçen Hüseyin Hüsnî Efendi, kalemin lâğvı üzerine bir müddet açıkta kalmış, nihâyet H. 1302/M. 1885’de Vâridât İdâre-i Umûmiyyesi’ne ta’yin edilmiştir. H. 1304/M. 1887’de Tahsîsât-ı Mâliyye İdâresi Merkez Şubesi mümeyyiz mu’avini, H. 1311/M. 1893-1894’de Beytü’l-mâl İdâresi mümeyyizi, R. 1315/M. 1898’de de Defter-i Hâkanî Nezâreti muhâsebecisi olmuştur.

Tedrîcen ûlâ sınıf-ı evveli rütbesine erişmiş olduğu gibi, ikinci rütbeden Osmânî ve Mecîdî nişânları ile altın liyâkat madalyasıyla taltîf edilmiş olan Hüseyin Hüsnî Efendi, Meşrûtiyet’in ilânından sonraki tensîkatta yaş haddinden teka’üde sevkedilmiştir. Mâ’işet darlığı nedeniyle Şehzâdebaşı’nda bir şekerci dükkânı açarak ticâretle meşgul olmağa başlamışsa da, H. 1329/M. 1911 senesinde vefât etmiştir. Eyüp’te Kaşgârî Dergâhı’nın yanında Kırkmerdiven denilen mahâlde bulunan âile kabristânında medfûndur. İbnülemin “boyu kısaya yakın, şişmanca, kır sakallı, mütedeyyin” bir zât olduğunu nakletmektedir.

Bilhassa sülüste mahir hattatlardan olan Hüseyin Hüsnî Efendi’nin levha hâlindeki yazılarına özel koleksiyonlarda tesâdüf edilmektedir. Defterhâne-i Hâkanî Nezâreti’nin kapısı bâlâsındaki kitâbe de dest-i hattıdır. Ayrıca Yahya Efendi Türbesi’nde H. 1323/M. 1905 tarihli sülüsle ile yazılmış kıt‘ası(Env. no: 216), özel koleksiyonda tarihsiz Delâ’ilü’l-hayrât’ı, İstanbul Üniversitesi Kütübhânesi’nde de, H. 1323/M. 1905 senesinde istinsâh ettiği İzmirli İsmâ’il Hakkî’nın el-Furkan fî Tekvîsi’l-umyân adlı eseri vardır(4695). Son zamanlarında meşk mecmu’aları neşrine yoğunlaşmış ve biri müstakilen ve diğeri Mehmed Abdülkadir Efendi ile müştereken olmak üzere iki meşk mecmu’ası neşretmiştir.

 

 

Kaynakça

Hüseyin Hüsnî Efendi, Yazı Hocası Yâ Hud Meşk Mecmu’ası, Mahmud Bey Matba’ası, İstanbul 1327. II. Baskı, İstanbul 1328; Mehmed Abdülkādir Efendi-Hüseyin Hüsnî Efendi, Hutût-ı Osmâniyye Yâ Hud Meşk Mecmu’ası, İstanbul 1324; Son Hattatlar; Nişantaşı Müzayede, 11 Ekim 2011, s. 114.

 

 

İsmail Orman, 27 mayıs 2018