Hatib Mehmed Efendi

Türk san‘atı tarihinde daha ziyâde ebrûculuğu ile ma’ruf olan Hatib Mehmed Efendi, Ahmed Efendi nâmında bir zâtın oğlu olup İstanbul’da doğdu. Babasının kimliği ve eğitimi hakkında bir bilgiye ulaşılamamıştır. Ancak Ayasofya Cami’nin hitâbetine nâ’il olmasına bakılırsa, iyi bir tahsîl gördüğünü ve medrese eğitimini ikmâl eyledikten sonra silsile-i merâtibi lâyıkıyla katettiğini söyleyebiliriz.

Aklâm-ı sitteyi, kendisinden sonra yaşamış olan meşhur adâşından tefrîk edilmek üzere Türk hattatları beyninde “Eski” lâkabı ile anılan İsmâ‘il Zühdî Ağa’dan meşkederek icâzet almış olan Hatib Mehmed Efendi‘nin, muhtemelen öğrencilik zamanlarında edindiği bu san‘atı icrâ eylediğine da’ir herhangi bir nüshâ günümüze intikal etmemiştir. Ancak kendisini şahsen tanımış olan Müstakîmzâde Süleyman Sa’deddîn Efendi’nin ifâdesinden, hüsn-i hatta değerli bir hattat olduğu anlaşılmaktadır.

Öte yandan hâlen Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nde bulunan dest-i hattıyla muhârrer istid‘alar, Müstakîmzade’nin sitâyişlerinin haklı olduğuna delâlet etmektedir. Ayasofyay-ı Kebîr hatiblerinin kanun-ı kadîme mucîbince bayramlarda vüzerây-ı kirâm hazerâtına Kubbealtı’nda namaz kıldırmaları mukabilinde kendilerine tahsîs edilen sağ 3.000 akçe atiyyenin arzı için bizzât sultana yazılmış olan bu yazılar, arz-ı hâl beyân eylediğinden çalakalem yazılmışlar ve “el-fakîr”, “e’d-dâ‘î”, “el-hakîr” sıfatlarıyla imzalanmıştır.

Yukarıda da beyân edildiği üzere Türk san‘atında daha ziyâde ebrûculuğu iştihâr etmiş olan Hatib Mehmed Efendi’nin nâmına izâfetle “hatib ebrûsu” olarak anılan türün mucîdi olduğu söylenmektedir. Bu açıdan “hezârfen” ünvânına bî-hakkın lâyık bir zât olduğunu ıspat etmiş olan Mehmed Efendi, 1187 yılının başlarında (1773) hânesinde zuhûr eden yangından kurtulamayarak vefât etmiştir. Bir rivâyete nazaran, âsârını kurtarmak için yanmakta olan evine girmiş ve bir daha çıkamamıştır.

 

Hatib Mehmed Efendi’nin Tüm Eserlerini Görmek İçin Tıklayın

 

 

Kaynakça

Tuhfe-i Hattâtîn, s. 386; Türk Hattatları, s. 172; Türk Sanatında Ebrû, ss. 30-32; KebecizâdeHat ü Hattâtân, s. 133.

 

İsmail Orman, 26 haziran 2016

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s