Hasan Çelebi

Türk hatttatları arasında kendine mahsus şivesi ile mühim bir mevki sahibi olan Hasan Çelebi aslen Çerkez olup Kanunî Sultan Süleyman zamanının meşhur hattatlarından Ahmed Karahisari’nin kölesiydi. Bu kutlu üstâdın hizmetinde iken hüsn-i hatta alaka duyup kendisinden meşk almağa başlamış, yazıya olan muhabbeti artıp yeteneğini ortaya koydukça da hocasının gözüne girmişti. Ahmed Karahisârî, bu yetenekli şâkirdin yegâne halefi olacağını anlamış olmasından mıdır, bilinmez ama Hasan Çelebi’yi azâd ettiği gibi, mânevî evlâdı dahi saymıştı. Bu yüzden Hasan Çelebi, Süleymaniye Cami’nin kitâbesine “Hasan bin Ahmed” şeklinde ketebe atmıştır. Oysa ki bundan önceki ketebelerinde baba adını, azâdlılara özgü “Abdullah” ismiyle beyân etmekteydi.

Hüsn-i hatta ve bilhassa celî sülüste hocasına mu‘adil bir kudret sergileyen Hasan Çelebi, buna istinâden, Kanunî Sultan Süleyman’ın kendi nâmına inşâ ettirmekte olduğu caminin yazılarını yazmakla görevlendirilir. Ancak bir rivâyete göre, bu görevin ona tevdi’ edilmesinden dolayı Ahmed Karahisârî son derece müte’essir olmuş, Hasan Çelebi de, bir hayli yaşlanmış olan hocasının nâmını tebcîl için caminin ana kubbesinin içine işlenecek âyeti ona yazdırmış veyâ onun yazdığı bir kalıptan oluşturmuştu.

Hocası ve mânevî babası Ahmed Karahisârî’nin ölümünden sonra aklâm-ı sittede Şeyh Hamdullah’ın etkileri görülen kendi mahsus vadi’de akmaya başlayan Hasan Çelebi, âbidevî eserlere imza atmış olduğu celî sülüste ise hocasının yolundan asla ayrılmamıştır. Bu nedenle her ikisinin yazılarını birbirinden tefrîk edebilmek son derece zordur. Hüsn-i hattaki kudreti sâyesinde özellikle Osmanlı sultanlarından himâye görmüş olan Hasan Çelebi’nin, babasının vefâtından sonra Ehl-i Hiref Teşkilâtı’na alınmış olması kuvvetle muhtemeldir. Nitekim Sultan Selim Hân-ı Sâlis tarafından Edirne’de yaptırılmakta olan Selimiye Cami’nin cümle hututu da ona sipariş edilmiş ve sultanın vefâtından kısa bir süre evvel tamamı ikmâl edilmişti.

Ancak kubbe içine işlenen hatlarının tersîmine nezâret ettiği esnâda gözüne düşen kireci temizlemek için, yanlışlıkla kalemlerin temizlendiği suyu kullandığı için görme yetisinin azaldığı ve bunu duyan Sultan Selim’in kayd-ı hayat şartı ile kendisine ma’aş tahsis ettiği rivâyet edilir. Hattatın görme yetisine malolan kubbe yazıları ise, 19. yüzyılda Edirne hattatlarından Mustafa Tab’î tarafından tecdîden yazılmış ve ne yazıkki Hasan Çelebi’nin tüm hususiyetleri ortadan kaldırılmıştır. Ancak cami’nin inşâ kitâbesi ile çini panolarda görülen yazılar, Hasan Çelebi’nin celî sülüsteki fevkalade mahâretine şahâdet etmektedir. Sultan Selim’in kendisine ihsân buyurduğu ma’aş sâyesinde müreffeh bir hayat süren Hasan Çelebi, 1594 yılında vefât edip Sütlüce’deki İshak Cemâleddîn Dergâhı’nda medfun bulunan mânevî babası ve üstâdı Ahmed Karahisârî’nin yanına defnedilmişse de, her ikisinin de mezartaşı bugün mevcut değildir.

Yukarıda da beyân edildiği üzere İstanbul’daki Süleymaniye ve Edirne’deki Selimiye camilerinin cümle celîlerini yazmış olan Hasan Çelebi’nin, Rüstem Paşa Cami’nin yazılarını da yazdığı bilinmektedir. Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphânesi’nde, Sultan Selîm Hân’a ithâfen yazdığı Evrâd-ı Üsbu’iyye adlı du‘a mecmu’ası ise, aklâm-ı sittedeki kudretinin delîlidir. Yine aynı yerde bir de En‘am-ı Şerif‘i bulunmaktadır. Osmanlı hat san’atının en kudretli ellerinden olup son derece mâhir bir hattat olan Hasan Çelebi‘nin, bilinen tek öğrencisinin oğlu İsmâ‘il Efendi olması, özellikle celî kaleminde, Şeyh Hamdullah karşısında tutunamayan Ahmed Karahisârî’nin üslubuna bağlı olması ile açıklanabilir. Nitekim o da, bu üslubunun son temsilcisi olarak babasının yolunda ilerlemiştir.  

 

Hasan Çelebi’nin Tüm Eserlerini Görmek İçin Tıklayın

 

 

Kaynakça

Devhatü’l-küttâb, ss. 21, 59; Gülzâr-ı Savâb, s. 36; Tuhfe-i Hattâtîn, ss. 126; Hat ü Hattâtân, s. 84; Türk Hattatları, ss. 81-82; Şaheserler, ss. 9-10.

 

İsmail Orman, 21 nisan 2016

2 thoughts on “Hasan Çelebi

  1. Muhterem kardeşim; hayırlı ve güzel hizmetiniz için teşekkürü hak ediyorsunuz. Küçük bir düzeltmemden umarım gücenmezsiniz. Metinde geçen Sultan Selim Hân-ı Sâlis değil Sultan Selim Hân-ı Sânî olması gerekir.

    Beğen

    1. Allah razı olsun. Böylesi bilgi deryasinda sehve düşmek kaçınılmaz. Sizin gibi değerli insanların uyarıları ve katkıları sayesinde bu bilgi deryası daha da zenginlesecektir.

      Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s