Hâfız Seyyid İbrahim Efendi

İstanbullu olan Hâfız Seyyid İbrahim Efendi küçük yaşta olduğu halde hıfzını ikmâl ile medrese tahsîline başlamış, me’zûn olduktan sonra Şeyhü’l-islâm Seyyid Mehmed Efendi’ye mülâzım olmuştur. Onun himmetiyle evvelâ müderris ve ardından fetva emîni olmuş, müddetini ikmâl eyledikten sonra da Mekke Mollası olarak ilmiyye sınıfına geçmiştir.

H. 1201/M. 1786-1787’de İstanbul Pâyesi’ni, birkaç sene sonra da Anadolu Pâyesi’ni elde etmiş olan Hâfız Seyyid İbrahim Efendi, H. 1207/M. 1792-1793’de bi’l-fi’il Anadolu Kazaskeri olmuşsa da, bu mesnedde iken H. 28 Cemâziye’l-âhir 1208/M. 31 Ocak 1794 tarihinde vefât etmiştir. Eyüp’te Bahâriyye Caddesi üzerindeki mezâristânda medfûndur.

Kaynaklarda âlim, fâzıl ve fakîh bir zât, kitâbette akrânına fâ’ik bir hattat olduğu nakledilen Hâfız Seyyid İbrahim Efendi, sülüs ve nesihi İbrahim Rodosî’den meşkederek icâzet almıştır. Sakıp Sabancı Müzesi’nde H. 1194/M. 1780 tarihli En‘âm-ı Şerîf’i bulunmakta olup dest-i hattıyla muhârrer hüccetler, ta’likte de mâhir olduğuna işâret etmektedir. Ancak bu kalemdeki üstâdı tesbit edilememiştir.

 

 

 

Kaynakça

Devhatü’l-küttâb, s. 42; Kebecizâde; Türk Hattatları, s. 175.

 

 

İsmail Orman, 14 mayıs 2018