Hâfız Hasan Râşid Efendi

Karahisarlı olan Hâfız Hasan Râşid Efendi, hıfz-ı Kur‘ân’ı ikmâl eyledikten sonra medrese tahsîli için gittiği İstanbul’da hüsn-i hatta heves ederek Mahmud Celâleddîn Efendi’den aklâm-ı sitte dersleri almağa başlamış, ancak icâzet alamadan hocasının vefât etmesi üzerine şâkird-i hassı Mehmed Tâhir Efendi’ye devam ederek, ondan icâzet almıştır.

Hat ü Hattâtân’da “âsâr-ı kitâbeti bî-şümârdır.” denilen Hâfız Hasan Râşid Efendi, Dârü’l-hilâfeti’l-aliyye müderrislerinden iken H. 3 Ramazân 1273/M. 27 Nisan 1857 tarihinde vefât ederek, Üsküdar’da İnâdiyye Mescidi civârına defnedilmiştir. Bugün mevcut olmayan mezartaşına aşağıdaki kitâbenin hâkkedilmiş olduğunu Merâkid’den öğrenmekteyiz.

Şeyhü’l-hattâtîn Karahisârî el-Hac, Hâfız Hasanü’r-râşid Efendi aleyhi’r-rahme Sene 1273, fî 3 (Ramazâ)N.

H. 1261/M. 1844 tarihli Vird-i Şerîf’i ile H. 1263/M. 1846 tarihli celî sülüs tekke levhası görülmüş olan Hâfız Hasan Râşid Efendi’nin, sülüs ve nesihte kudretli bir ele sahib olduğunu söyleyebiliriz. Ayrıca ta’lim-i talebe ile de meşgul olduğu ve Hüseyin Vasfî Efendi’ye aklâm-ı sitteden icâzet verdiği tesbit edilmiştir.

 

 

Kaynakça

Hat ü Hattâtân, s. 170; Son Hattatlar; Merâkid, s. 44; Alif Art Müzayede, 6 Mart 2011, s. 32.

 

 

İsmail Orman, 14 mayıs 2018

Reklamlar